21 Aralık 2011

Aslında Öyle Değil...



Baştan diyivereyim, düzenli takipçilerim olmadığından - nasılda eminim he - , siyasetten nefret ediyorum ondan dolayı bi ara ilgim vardı o araştırmalarım sayesinde edindiğim bilgilerim var zaten o bilgilerle bi şeyler yazmıştım. O yazılarımda da demişimdir herhalde hatırlamıyorum yalnışım varsa düzeltirsin. Höt möt etmeyin sikerim.

Neyse.

Şimdi geçen ablam geldi bize - bu arada ablam evlendi lan - .. Haberleri izliyorduk, ne izlediğimizi hatırlamıyorum.. İşte neyse konu Atatürk oldu sonra Osmanlı oldu.. Ablam anlatıyor da anlatıyor işte.. Osmanlı şöyleymış Atatürk böyleymiş.. Hani yermiyor, ikisini de övüyor.

Farkettiğim şey şu oldu; bir insan hem Osmanlıyı hem de Atatürk'ü aynı anda aynı derecede sevebilir mi? Bakın saygıdan bahsetmiyorum, bi kere bu iki şeyi bilmek gerekli diye düşünüyorum. Önce sorumu cevaplayayım: bence sevemez. Çünkü Atatürk hani ortaokul tarih bilgisiyle söylüyorum, Osmanlıyı deviren kişi.. Böyle düşününce iki tarafı da aynı derecede sevmek olamaz gibime geliyor.

Saygı ise şöyledir;
Atatürkçü birisisindir ama Osmanlı'nın da kazandığı zaferleri vs yaptığı bokları işte savunmazsın ama işte saygı duyarsın ya da duymazsın. Of amk buraya girmicektim ben nereye girdim yaa ....

Bu iki şey bir değneğin uçları. İkisini aynı anda sevemezsin.

Gözlemlerime göre, ki yine emin değilim, Osmanlıyı sevenler genelde mhpli, sağcı, milliyetçi kişiler oluyor. Atatürkçüler işte Chp li falan böyle onlar zaten ayrı alem amk, ortalarda dolanıyolar.

Kuzenlerimle ilk tarih tartışmasına girdiğimde farketmiştim bizim eğitim sistemimizn boktan olduğunu. Sene işte 1950 falan ahakjfas.. neyse dağıtmayayım. Biz Bulgaristan göçmeniyizde kuzenler orda benim. Onlar benden daha bilgiliydi falan bize sadece osmanlı bir de atatürk öğretiliyor.. Diğer konulara pek girilmiyor biliyorsunuz. Bir de ikisi de eşit öğretiliyor yani aynı sevgi ve saygı ile.. Bundan dolayı da Türk milleti olarak pek bilemiyoruz neyi savunacağımızı ve ikisini birden savunup seviyoruz falan.

Hani şey gibi bu, dini inancına ateist yazmak gibi bir şey lan çok boktan.

Bir de hem sosyalist hem de atatürkçü olanlar falan var onlar hepten leşler amınakoyim. O ne lan.. İkisi epey epey farklı yani. Nasıl olabilir bu? Anarşist müslüman terk amınakoyim.

* Bu arada anarşist müslümanlar var. Facebookta sayfaları bile var.

Hani aslında şimdi görüşlerin neredeyse hiçbirisi saf haliyle kalmadı. Sosyalist faşistler falan bile var yani bildiğin amerikanca 'wtf' oluyorsun. Anarko - komün var hani ne alaka amk? Anarşizm çok farklı bi şey iken nasıl oluyor da komünizmle harmanlanabiliyor.
Ama bu kadar da böyle saf hali yok diye bokunu çıkarmak olmaz diye düşünüyorum. Haksız mıyım kardeşlerim? Hayır yani her şeyin saf halinde kalması götünüze mi batıyor amk ne de olsa o hayalini kurduğunuz dünya barışını sağlayamayacaksınız. Zaten öyle bi şey olsa, bu komünistlerin istediği olsa şöyle olucak:
+ ee yarram noldu şimdi? ... bi çay koyak.

Ahahaha, yani evet çok bayık bu çay koyak şeyi artık da hani öyle olucak abi daha ne yani. Niye kıçımızı yırttığımızı da bilmiyorum. Sırf arkadaş ortamında susulduğu vakit sohbet bi yerden açılsın diye mi bu görüşleri savunuyoruz bilmiyorum da. Kendimi de eleştiriyorum bu arada, aşırı derecede saf anarşizmi savunan birisi olduğum için hani ne yarrağımın antenini tartışıyorsam..

Bir de herhangi bir ortamda ben anarşizmi savunuyorum diyince adamlar size vandalistmiş gibi bakıyor.. Bak güzel kardeşim. Vandalizm ayrı bi şey anarşizm ayrı bi şey. Yani bu her anarşist vandalist olacak diye bi kural yok. He çok isterim aslında zarar vermeyi de hem götüm yemiyor hem de üşengecim hiç uğraşamam. Gidicem boya alcamda öfff yazcam daaa bla bla .. bi de o duvarlara ne sikime yazılar yazıyorsunuz anlamyorum.
He yarraam, oraya TKP yazdın başın göğe erdi bak dünya barışı sağladın TKP Türkiye'nin başına geldi..

Bu mu yani vandalistliğin e orospu çocuğu?
İşçilerin hakkını savunuyorsun, gidip herhangi bi işçinin boyadığı duvara İŞÇİ BİLMEM NE BLA BLA yazıyosun lan GAVAT!
Adamı sikmezler mi?

Yani bu sosyalistler cidden çok çelişkililer.
Bir de şöyle bir şey farkettim mesela: sınıf ayrımı istemiyorlar ama işçi sınıfının yüceltilmesini istiyorlar falan. Hani tamam o kadar amcık oğlu değilim sosyalizmin falan ana temasını biliyorum az çok ama yine de bu dediğim de biraz da olsa hak var gibi gibi...

Bir de aslında anarşistleri pek sevmiyorlar. Devlet sistemini istemediğimiz için ama olaya yine yanlış bakılıyor. Tamam o kısım yine doğru evet devlet olmasın diyor olabiliriz ama aslında otoriteriyi istemiyoruz.. lan yine aynı şey oldu dur toparlicam bi sn....
Yani bu kurallar vs şeyler falan gereksiz. Diktatörlük falan. Bu vücud benim bu hayat benim istediğimi yaparım amk kafasındayız.

He gerçi bunu diyom da sizler doğal olarak ' devlet olmadan herkes istediğini yapar ' diyorsunuz. Evet işte zaten siz gerizekalılar yüzünden devletler oluşturulup kurallar konuluyor. Hepiniz çiçek gibi yaşasaydınız - atalarımıza sesleniyorum - şuan ne devletler olurdu ya da kurallar olurdu.. Hepsi sizin gavatlığınız yüzünden. Bir de adamlar baktı ki toplum içinde çok iyi kandırılabilenler var ya da insan beyni çok iyi yıkanıyor , bunlar da kullandı.
Hala da kullanıyolar.

Her şeyi biz yaptık.
Bundan dolayı bu düzeni eh işte biraz değiştirebiliriz o kadar. Onun dışında biz anarşistlerin dediği olmayacak ya da istediği diyeyim. Yani anarşist olup bir de realist olmak lazım. Komünist, sosyalistler için de geçerli.

Aslında emperyalist, kapitalist mi olsak lan?
Onların her istediği oluyor amk.

şakaydı tamam amk.

Bence çok boktan başladım ama sonra iyi örnekler falan verdim güzel bitirdim. Şuku verin bana lan o kadar okuyorsunuz götler.

11 Aralık 2011

Hiç Değilse Hobi Olarak Yapın!



Selamlar.

Pucca'nın gerçek kimliğini ortaya çıkarmasıyla yine gündeme düşmesi tabi olağan oldu. Haliyle çok merak ediliyordu suratı, sıfatı ve gördük. Eee başınız göğe mi erdi yani şimdi? He amk puccayı gördün aman ne güzel aman ne güzel. Hayatında ne değişti?

Bir yazımda daha bahsetmiş miydim hatırlamıyorum ama sanırım bu biraz geniş bi eleştrisel yazı olucak. Baştan da söylemem gerekli herhalde, eleştirmek kesinlikle 'kıskançlık', 'çekememezlik' değildir. Hani buraya yorum olarak yazmasanız bile - ki yorumlarda onayımdan geçiyor - okuyunca o düşünceye kapılmayınız.. Eleştirmek gayet normaldir. Eleştirilmek kadar.

Bir kere dizüstü edebiyatına kesinlikle iyi gözle bakmıyorum. Yani tamam artık internet çağındayız blalba da hani bu kadar da abartmak nedir ? Bir kere neresinde edebi bir özellik var da edebiyat adı altında anılabiliyor hayretler içerisindeyim. Millet bloglarında hayatlarından bir şeyler yazıyolar ki hayatları da hani böyle ders çıkarılcak bir şey değil. Hani adam normal blog yazarı ki onlara da pek bok atmıyorum çünkü amaçları kitap çıkarmaktan çok blog yazmaktı sonuçta.
Bir kitabın bizlere bir şeyler anlatması normal evet ama o anlatılanlardan da bir şeyler çıkarılması gerek değil mi? Pucca vs gibi kitapları okuyacağınıza gidip çocuk romanları okusanız yine bi nevi  kültürlü olursunuz. Madem çok seviyorsunuz blogunu takip edin yani o kadar mı zor bir de bu var.. He ben karışamam, tamam okuyun aslında bu kadar laf söyledim ama ona bile bi şey demiyorum yani banane . Ama niye bu kadar abartıldı, bu kişiler niye bu kadar el üstünde tutulup her yerde yazdıkları anılıyor, kitapları bilmem kaç kez basılıyor.

Sebep elbette ki yine paragöz insanlar.. Adam internette dolanırken blogu çok izleyiciye sahip kişiye işte mesaj mı atıyo artık ne bok yapıyosa sonra olanlar oluyor. Adamın düşüncesi bu işten çok para kazanacağı tamamiyle. Bu kitapları okuduğunuz zaman hayatınızda bir şey olmuyor.
Bir çok kızımızın belki hayata bakış açılarını değiştirmişlerdir ki eminim de değiştirdiler. Herkes bi anda seks temalı blogger oldu. Buna da karşı değilim, elbette herkes siyasettir yok böyle aşırı resmi yazılar yazsın demiyorum ki diyemem zaten benim blogunda kıçı başı ayrı oynuyor farkındayım.

Zamanının Güzin Ablasına bürünen pinkfreud ayrı bi şey. Bi ara bi yarışmasını görmüştüm. Acayip derecede ego tatmini yapmaktan başka bir şey değil. Yok işte en çok beğeni alan kızla görüşücekmiş kahve içicekmiş. Lan amınakoyiyim sen kimsin?  Yahu bu nasıl böyle kendisini tavanlarda görmeler falan. Kimliğini de niye gizlediği belli , süpürge suratlı bi şey. Buralara gelip gidip öğüt veriyor falan. Ağzı da iyi laf yapıyor, yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim yani de bu ne lan dedim görünce. Bir de kızlar memelerinin arasına kitabını koyup fotoğraf çekmişler.. altına yazılmış yok özgüveni varsa yapar sizene bilmem ne gibilerinde.
Tamam banane.. İnternet teşhirciliğine aşırı derecede karşıyım da yani bi taraftan ' onun hayatı ' diyorsam da bu işi eleştiremem anlamına gelmiyor. Çünkü burada kocaman bir hata var aslında. Gerçekçi olmak gerekli. Çünkü oraya bu fotoğrafı koymanın özgüvenden çok kendisini beğendirme çabası var ki yarışmanın amacı bu. Karı da memişlerine güvenmiş bunu koymuş. Hayır daha farklı marjinal bi şey aklına gelemez çünkü aklı başka çalışıyor. Yani beyin yok anlayacağınız.

Bir kadının cinselliğini belli etmesi vs gibi tırı vırı yorumlar da istemem bu apaçık belli bir şey ki, övülmek istiyor.
Her insan övülmek ister elbette ama bu ne lan, yani bu kadar belli etmek ne ve bunu bir de memelerini açarak yapmak falan ne yani..

Puccanın imza verdiği gün sanırım aşırı ilgi olmuş ve stand mı diyorlar ne onu kapatmak zorunda mı kalmışlar falan. Yuh dedim yani harbi yuh! Abi bildiğin Justin Bieber a hayran olan 13-14 yaşındakiler gibisiniz ya ve yaşınız da benle aynı yani 20-25 yaş aralığında genç bayanlarsınız buna mı ilgi gösteriyorsunuz? İnternetten gösterin eyvallah takip edin tamam da bu ne ya ? Cidden şaşırıyorum ve aşırı derecede küçümsüyorum.

Kendinizi Pucca, Pinkfreud birde diğer o 'dizüstü edebiyatçıları' nı okuyarak mı kültürlü bilgili sanıyorsunuz?
Sanmıyorsanız, keyif için okuyorsanız üstünüze alınmayın ama bu kişileri abartıp yazdıklarını hayat felsefesi yapanlar var lan. Ciddi ciddi var yani böyleleri.

Kitabın içeriğini bilmiyorum ama blog yazılarının aynılarını -ya da değiştirilmiş dahi de olsa- bi kitaba basmak da ne hem ya .. ahahah. Blogdan okuyamıyorlar mı yani ? Onun yerine internet sitesi aç ordan para kazan. Daha mantıklı hem..

İnternet teşhirciliğine malzeme çıkarıyorlar işte. Kimse adam gibi kişisel gelişim kitabıdır ya da cidden kendisine adam akıllı hayati görüşler sağlayacak kitaplar okumuyor. Bunun yerine bunları okuyor, doğal olarak beyin küçülüyo falan.. Başka bi şey düşünemiyor. Sürekli seks temalı ya da cinsellik içerilik yazıları okuyunca haliyle kendilerini o dünyanın içinde farz edip böyle hayali şeyler düşünerek diva sanıyolar bir de kendilerini. Eh sonuç, internette vücut sergilemeye kadar gidiyo.

Hayır bu işi internet üzerinden paralı yapanlar daha akıllı ki aslında 'daha' bile dememe gerek yok. Asıl onların kendilerine güveni var. Kadın fotoğraflarını koyuyo, para karşılığında veririm vücudumu diyor. Değerini biliyo vücudunun. Amk sen o kokuşmuş şişko amcığının fotoğrafını açık alanda yayınlıyosun hem belki pompacı da bulamıyorsun ama bir çok insan görüyo yorum yapıyo indiriyo pcsine arşiv yapıyo bakıp bakıp osbir çekiyor. Ne karşılığında cinsel tatmin alıyon ne para .............. Kendine gerçek hayatında güvenemediğinde internette elinde pucca kitaplarıyla böyle pompacı bekliyon.
He amk her şey toz pembe böyle lalalalala oley retro falan.

He yani malsınız.

Tekrardan söyleyeyim ki çok popüler değil tabi blogum ama olurda bunu puccacık pinkfreudcuk falan okur ya da kulağına gider diye diyorum: kişilere laf etmiyorum sizin abartmanıza laf sokuyorum. Yani siz pembiş salak hayranlara.

Justin Bieber hayranları gibi amk ya neyse hadi bye.

3 Aralık 2011

Şişko Musunuz? O Zaman Siktir Git.



SELAM!

Farkettim ki artık yazıcak konu bulamıyorum. Çünkü beyinsizim. Neyse.

Iy hemen geçicem konuma, şimdi üzerinde duracağım konu ŞİŞKO VE ÇİRKİN kızlar olduğu için lütfen aranızda onlardan varsa okumasın ve mümkünse gitsin benim bloguma girmesin.

Bir kere bu şişko ve çirkinlerden çektiğim kadar kimseden çekmemişimdir. Yahu sokakta beni görüp böyle kıskanç bakış atmalardan tut, sevgililerimi fordlamaya kadar .... Kardeşim bu kadar libidosu yüksek mi olur! diycem de şişkoların da çok sevdiği var hani pompacı hemen buluyorlar zaten genelde MEMİŞLERİNİ açtıkları için ... ama yok yani içleri hep fesat hep fesat.
Güzel bi kız görünce hemen çekiştirmeler falan filan. İnsanda biraz İNSANLIK olur yani. San ki ben sana dedim amınakoyim, git yemek ye, hamur işi ile doldur mideni diye. MİDESİZ!

Bunları nasıl tanırsınız?
Bi kere şişko ve güzel olanlar üstlerine alınmasınlar çünkü ben onları ayakta alkışlıyorum. Hem şişko olup hem de güzel olmak her kadının harcı değil....  Kaldı ki, bu ülkede ve her yerde lan ne bu ülkesi neyse, ZAYIF olup ÇİRKİN olanlar var ya.
Lan gidin kafanıza bim poşeti geçirip dolanın, insan öyle suratı olmasına utanır amk. Bi de göğüs dekoltesi giyiyolar erkeklerden daha kıllılar ya. Yumak yumak göğüs kılları var.
KAPA AMK BANANE MEMENDEN der erkekler yani.. sanırım diyorlardır...

Bir sn amk ben nasıl tanırsınız diyorken zayıf çirkinlere atladım. He işte nasıl tanırsınız: şimdi zaten bunlar şişkodur, kaşları tek kaş olmak suretiyle bazen alınmış da olabilir. Bacakları genelde yağ toplamıştır ve özendikleri için de hep şort mort giyerler böyle selülitlerini sergilerler ııyyy yaa.
Ayrıca buram buram ter kokusunun gelmesini bırak çünkü ter genetik de olabiliyor ya, bildiğin ucuz parfüm kokuyorlar. Hem fakir hem şişko hem çirkin COMBO X3 resmen. EPIC FAIL.

İnsanlığa lanet ediyorum abi o nedir ya? Git bi liposakşın yaptır, suratını  gerdir, gıdını aldır amk sokağa çıkıyorsun. Bir de kot pantolon giyiyolar ki bacakları o zaman daha belli oluyor. Bir de bacakları şöyle : )( .. Biri ahmete biri mehmete bakıyor amk. O kotun üstüne bir de UGG giyiyorlar bir de içe doğru basıyorlar ya. Tamamiyle göz sikişmesi yaşatıyorlar yani. Onun yerine gider Rusya da soğuk suya girerim lan ben.

Bir de şimdi bunlar hayata küsen insanlar oldukları için pek fazla bakımlarına önem vermiyorlar. Bıyıklı bıyıklı soğaka çıkıyolar. Hadi diyeceğim ki tüy olsa neyse de erkek gibi bıyıkları var sokağa çıkıyor densiz! Genelde bir de saçları akmış amcık sarısı tonunda oluyor. Alttan siyah çıkıyor böyle buram buram amcık sarısı rengiyim ben diye bağırıyor saçları. Beni sıfıra vurun ulaaan! diyorlar böyle. Yazık amk, bir şişko çirkinin saçı olmak kadar kötü bi şey yok. Düşünsenize yıkamıyor sizi bakmıyor size! Hep yağlı amk, o saçlardan 5 kilo patates kızartılcak yağ çıkar.

ahahaha . of çok eğleniyorum.

Bir kere ben yolda yürürken bana bakışlarını geçiyorum abi kesin içlerinden sövüyolar bana, sonrasında takılıyorum falan. PUŞTLAR! Metrobüse binerken falan itiyorlar beni. Hayır ben bir de minik bir insanım, minyonum.. Yani itilmekten çok ezilmem gerek ama bunlar böyle itiyolar beni, bindirmek istemiyorlar kendi bindikleri metrobüse. Zaten bende şişko bi çirkinle aynı metrobüsün havasını solumak istemediğimden  - ki bütün havayı bitiriyorlar genelde - binmiyorum..........

Soruyor arkadaşlarım bana niye bu kadar nefret ediyorsun diye, genel olarak beni kıskandıklarından diyorum. Bir de onlar başlattı internette kendini ifşa etme olayını. ÖZELLİKLE TAKİP EDİYORUM...........................
ahah.
Bir kaç alttaki yazılarımda görürsünüz, internet teşhirciliğinden de ayrı bi nefret ediyorum neyse. Şimdi bunlar hayattan soğumuş, her zaman dışlanmış DAS BEGÜM gibi insanlar. (okuyan arkadaşlar tanır bilerek yazdım) ... Ya şimdi ben mesela cüce ve gözlüklü birisiyim. Bana bunu dediklerinde hiçbir şey olmuyor, Domestos ile yıkanmış gibiyimdir, hiç etkilenmem. Ama gel gör ki bunlara hele bir çirkin de, şişko de. Hemen böyle paçozlaşırlar sana böyle hakaret ederler. MÜSLÜMAN gibiler yaaa. Arkadaşım ben seni şişmanlatmadım ki, doğruları söylüyorum ayol napayım, şişkosun çirkinsin birde nokia 3310 kullanıyorsun fakirsin yani napayım.

Yataktan kalktığın gibi sokağa çıkıyorsun. Düzleştirici hediye etsem üstünde yumurta kıracak kıvamdasın, çirkin diyince de ağlıyosun. SİKTİR GİT.

Ayrıca, şöyle bir şey de var ki: bu şişko çirkinler hayal kıran kadınlardır. Nasıl mı? Umut Sarıkaya'nın tabiriyle DAMBILIR gizemli kızlarındandırlar. Öyle profiller açarak, internet ortamı elde ederler ama sadece internette sosyal olabilirler. Çünkü kendilerinden utanırlar...
Hayal kıranları bi tarafa atıyorum, bir de işin internette kendini pazarlayanlar kısmı var hiç girmeyeyim çünkü internet teşhirciliği ile ilgili yazımda diyeceklerimin aynısı kendiler için de geçerli. Ama şimdi onlar ne yapsın sevgili güzel bayan, diyecek olursanız eğer diyeceğim şu: önce çalışsınlar, para biriktirsinler - fakirlikten kurtulsunlar yani- sonra spora yazılsınlar.

Ayrıca spor için zengin olmaya mı gerek var amk, iki tur atsınlar parklarda yaa... yeter lan gözümüzü sikiyolar.........

Hem bu arada benim süper bi düşüncem var ki bu evrim içinde harikulade bir şey olur. Şimdi bu şişkolar soğuk havalarda sokağa çıkarlarken üstlerinde mont almasınlar - zaten amcık gibi oluyolar, yürüyen kardanadamlara benziyolar - üşüdüklerinde vücutları otomatik olarak kendisini ısıtma girişiminde bulunacak bunlarda biraz götlerini sıksınlar ve vücutlarındaki yağı enerjiye dönüştürerek hem vücutlarını ısıtmış olucaklar hem de zayıflamış olucaklar....

PROBLEM?

hadi görüşürüz.

19 Ekim 2011

Ben de İsterim!




Bu yazımda, bugünün flash haberi olan '26 şehitten' bahsedeceğim.
Ama hayır, kesinlikle ağlanmak, birilerine lanet yağdırmak yok. Eğer bu sizin şah damarınıza giriyorsa baştan okumayın bu yazımı, çok ciddiyim.

Bi kere şahsi fikrimi söylemek gerekirse eğer, kesinlikle 'askerlik' diye bir mevzunun olmasından yana değilim. Yani askerlik, gerekli bir şey değildir. Tamamiyle, devletin kendi yapamadığı işleri yapıcak insanları ' zoraki ' olarak bünyesi altına almasıdır, askerlik.
Bu devleti benim oğlum korayacaksa eğer, başımızda niye bi başbakan ya da devlet adamı bulundurma gibi bi girişime giriyoruz?
Onların görevi nedir? Devleti bi düzene sokmak değil mi? Asıl onların amacı devleti korumak!
Fakat bizim oğullarımız, arkadaşlarımız gidip onların pis işlerinden dolayı ölüyolarsa ben bununla gurur duyamam.

Askerlik diyerek, eskiden beri beyinlerimizi bi yıkama sistemleri var. VATASEVERLİK, MİLLİYETÇİLİK. Bunlar tamam olsun, vatanını sev, milletini koru. Kimse bir şey demiyor ama bunların 'savaş' ile ilgili olması garip değil mi? Ayrıca bu iki terim, insanlara empoze edilerek FAŞİZM ortaya çıkıyor. Çünkü kendi ırkını ve halkını diyeyim, çok seven bir insan diğer halkları ki özellikle 'ona öğretilen' kötü halkları öldürmek, onlara işkence etmek için eğitiliyor.
Bu eğitim tabi ki de, öyle gözle görülen bir şey değil... Bu sıralar illüminati içerisinde geçen şu kelime var ya ' subliminal ' bununla öğretilen bir şey.

Bir diğer ad ile bakıcak olursak, biz buna GÖZ BOYAMA diyoruz. Eğer ölürsen, halkın refah içinde olucak gibi şeylerle insanları gaza getiriyorlar ve kendi pis, gereksiz işleri için, hiçbir suçu olmayan kişilerin ölümüne sebep oluyorlar.

Bu zamana kadar kaç tane asker öldü fakat hala bir şeyler olmuş değil. Hala bir uzlaşma yok.
Uzlaşma derken tabi şunu diyeyim, buna benzer cümleyi hepiniz de kuruyorsunuz. Ama benim fikrime göre, uzlaşma diye bir şey kesinlikle olmayacak. Çünkü PKK denilen örgüt, tamamiyle devletin az önce dediğim iki terimi halka empoze etmek amaçlı kurduğu bir örgüt. Bu sayede kendi reklamını çok rahat yaptığından dolayı ( başta kim varsa) kesinlikle bu örgüt yıkılmıyor.

Hatta şöyle fikirlerim var:
- Bana göre buradakiler, paralı katil olabilirler. Ama en belirleyici düşüncem şu'dur ki; buradaki insanlar kesinlikle din ile kandırılıyorlar. Mehdi mi deniliyor ne bok deniliyorsa, onları bu örgüt içerisine almak isteyen kişiler, bunlara bazı gerekçeler sunmanın dışında bir çok şey de vaat ediyor. Mesela, adam aranan bi suçluysa, onun hapse atılmayacağını söylemek gibi vs .. yani verdiğim bu  örnek tabi ki çok basit ama demek istediğimi eminim anlıyorsunuzdur.

Peki, diyeceksiniz ki, bu adamlar elbet ölebilirler, bunu niye kabul etsinler?
Çok can alıcı bir soru ama dünya üzerinden, büyük insan adı altında tabir edilip, kitapları , filmleri çıkan o kadar çok kişi var ki... Yani çok kolay kandırılıyor olabilirler. Yine uçuk bir örnek olucak gibi ama mesela; Hasan Sabbah.

Yani bunlar olabilir. Nasıl ki, size göre , gerçekten Kürtler, çok kızıp dağa çıkıp Türkleri öldürme girişimine girebiliyorsa (ki bence bu gerçekten çok basit bir düşünce) dediklerim de olabilir.
Eğer ki bu son dediğimi düşünen kişiler varsa - ki var, bana göre onlar kesinlikle siyasal içerikli ne bir film izlemiş ne bir kitap okumuştur. Hatta ve hatta, makale bile okumamış ve siyaset, devlet, vatan vs gibi terimleri ortaokul sosyal bilgiler dersinde ne öğrendiyse onunla sınırlıdır.

Bu tıpkı şuna benzer, yani bu kişiler şuna benzer diyeyim: her duyduğu duygusal melodiye sahip bir müziğin AŞK anlattığını sanmak gibi.

Yani biraz gözünüzü açıp işlere derin yollardan bakmanızı tavsiye ederim.
Tabi ki de ben, çok fazla siyasetle alakalı şeyler okumuş veya derin araştırmalar yapmış birisi değilim. Bunlar benim , gördüklerimden ve az birazda olsa bildiklerimden yola çıkarak ortaya sunduğum görüşlerim ve düşüncelerimdir.

Bana göre her şeyin birbiriyle bi alakası var. Önceki dini yazılarımda da demiştim bunu. Siyaset ve din.. Bu ikisi de kesinlikle iç içe olan bir şey.

Hiçbir şeyin toz pembe olmadığını biliyorsanız eğer, internet ortamında halkınızı, vatanınızı kurtarmaya çalışcağınıza bir şeyler yapın. Avrupayı örnek almayalım diye yaptığınız yobazlığı bırakıp avrupanın iyi taraflarını görebilseniz belki de bu ülkede bu kadar sorun olmayacak. 'O iyi taraf neymiş peki?' diyenler için şunu söyleyebilirim ki, en can alıcı örnek benim için bu: polis, bir bireyi öldürdüğü için Yunanistan da olan ayaklanmayı ve kaos ortamını biliyorsunuz dimi? Avrupada diğer ülkerde de buna benzer bir çok olay var. Bunları da elbet duyuyorsunuz.

DİNİ YORUM: BİRAZ İBRET ALIN İBNELER.

Bu kadar yermenin sonunda aslında benim de amacım sizleri gaza getirmek. Çünkü gerçekten, Facebook durumlarınıza yazdıklarınız, profil fotoğraflarınızdaki türk bayrakları ya da siyah kurdeleler, açtığınız sayfalar... bunların hiçbirisi onları geri getirmediği gibi, hiçbir şeyi de düzeltmiyor.

Saygılar.

23 Eylül 2011

Eskiden Dutluktu Tabi ...


Merhabalar.

Bu yazımda, kendisini satışa sunmaya bayılan bayanlarımızdan ve sahte popülerlikten, klişeleşmişlikten falan bahsedicem. Tabi yine elimden geldiğince.
Çünkü bu amınakodumunun beyni, artık pili mi bitti ne oldu bilmiyorum.. Otobüste tin tin giderken ' oha bunu yazayım, ooo şunu yazayım ' falan diyo ama eve gelince hepsini unutuyor.

Neyse.

Şimdi şöyle, bir bayan olarak şunu biliyorum ki, dünyanın hiçbir yerinde kadınlara tam anlamıyla bi eşitlik, hoşgörü yok.. en kral ülke de bile karısını eşek sudan gelene kadar döven bir amcık kafalı ya da karısına (bakın karısına diyorum) tecavüz eden davar oğlu bi hayvan olabiliyor.

Şimdi bunlar normal.
Hatta o kadar normal olmaya başladı ki, çok normal bi habermiş gibi karşılıyoruz. Hadi bunu da geçtim. Çok güzel feminist kuruluşları var, ama niyeyse geneli 8 martta kadınları hatırlıyor. Kendileri kadın hakları savunucusu olmasına rağmen, sadece o günlerde adam gibi eylem yapıyorlar. Eh tamam ona da eyvallah diyorum... Bir de konu sadece dayak .. hadi onu da geçtim tamam geçtim.

Abi bu kadınlar da az değil diye yobaz cümlesiyle giricem ama gerçekten öyle. Yani son zamanlardaki internet ortamı acayip derecede değişti. 6 yıldır kullanıyorum ve internet evimize geldiğinde daha açılmamış bir çiçek misali taze ergendim. Bu zamana kadar oluşan değişimi de gayet iyi biliyorum.
Şuan bayanlarımızın %90 ı, kendisini internet ortamında satma peşinde. Artık afilli fotoğraf koyarak ortam yapanlara bi laf sokma derdini bıraktım hani bunları hedef seçtim, çünkü gerçekten artık İĞRENÇ gelmeye başladı.

Başlarda derdim, hadi onun hayatı , mutluysa bana ne.. diye.. ama hani GENİŞ düşünceli olmak da bi yere kadar abi o ne öyle ya?? Pezevenk arıyor gibi, profiline amının fotoğrafını koymalar, bacak portresi yayınlamalar falan.. hele o bacak fotoğraflarında bi de şöyle yazıyorlar altına '  yhaa ojeLeRiMm nSıL xd '... çok afedersiniz, ANANIN AMINA BENZİYOR , diye yazasım geliyor.
Yani orada amacın bacaklarını tanıtmak , birde pişkin pişkin ne yazıyor ya..

Sonra bu bayanların ortaya çıkıp 'erkeklerimiz bizi dövüyor' diye ötmelerine fitil oluyorum. Bakın burada dediklerimden şunun gibi şeyler çıkarılmasın:

- açık saçık giyinen kadın taciz/tecavüze mahkumdur.
- kadın azgınsa kocası onu dövsün

vs gibi şeylerden bahsetmiyorum. Tamamiyle, insanın kendisine olan saygısından ve karakterine verdiği önemden bahsediyorum. Yani, o öyle mutlu olabilir tamam dersin de, abi bildiğin kendi karakterini, şahsiyetini, başkalarına satıyor.
Vücudunu BEDAVAYA satıyor kadın yani.. Lafım yok iyi güzel ama onlar bu yaptıklarını bi bok sanıyorlar. Hatta bi bayan sözlüğünde bunlar haklı mı ne bulunuyor. Ya nesi haklıdır ?

Hilal Cebeci, allahın salağı. Kafası bi sike basmayan bi kadın. Meme fotoğrafı koyuyor, bunu ben orospu vs gibi yorumladığımda kadın hakcıları çıkıp hedehödü yapıyor. Yavv bi siktirin gidin.

Bir kere olay kadın da değil ,erkeklerde de var bu. Ne yani kasının fotoğrafını koydun ne oldu? ama o normal şimdi bi sn çünkü o adam erkek dimi?
O da bana göre normal değil.
Vücudunu sergileyerek ne kazanabilirsin ki? ya da nasıl olur da bunu yaparak, ortam yapmaya çalışabilirsin. Tamamiyle, ego tatmini yapmaktan başka bi şey değil ...

Bana göre, bunu yapan bi bayan kendisine hakaret ederek, kadın haklarını hiçe sayıyor. Çünkü kendinizi ulaşılabilir yapıyosunuz diyeyim, sizlerin tabiriyle. Amınızın memenizin fotoğrafına bakan adam osbirini çeker rahatlar yani kusura bakmayın, hiçbir kimse o fotoğraflara bakıp ' aa ne güzel bi memesi var, benim bununla harika bi birliktelik yaşamam gerek, böyle muhteşem bi bayan olamaz ' demiyor yani. Kaldı ki, dar pantolonlu fotoğraflara bile osbir çeken bi ülkenin elemanları bakıyor olacak fotoğraflarınıza.

Kendilerini bi bok sanıyolar derken bu arada, bu yapılanları aşağılayanları ya da küfredenleri / karşı gelenleri görünce, hemen ötmeye başlıyorlar ' kadın hakları ' vs diye. Bu, dediğim gibi hak hukuk meselesi değil. Bu karakter meselesi. Gerçekten bunu haklı bulan bayanlar, bana göre, tamamiyle karaktersizler. Seviyeleri düşük yaneeexdxd...

Güzelliğini kanıtlamak için orasını burasını koyuyor. Tamam seks yapmayı sevebilirsin ama bunlar özel şeyler olmalı herhalde değil mi? Orada burada yazarsın 'bu vücut benim istediğim gibi kullanırım' diye ama kimse senin o vücudunu nasıl kullandığını, ne aracılığı ile kullandığını bilmek zorunda değil ki ayrıca senin böyle şeyler yapman, belli etmen vs, senin (ya da sizin amk işte ne boksa) ne kadar aşırı derecede ezik psikolojisinde olduğunu ve kendini ne kadar aşağıda gördüğünü gösterir.

Eğer görmeseler (oha onlar demeye başladım), bu şekilde kendilerine yatak arkadaşı bulma girişime girmezler diye düşünüyorum.

Ayrıca demin de dediğim gibi, bu tarz yollar ( ki bunun içerisinde cam de soyunmakta var ) bana göre kadının ya da bireyin, kendisini 'ulaşılabilir' yapmasına neden oluyor ve özelini paylaşarak kendisini daha da aşağılıyor.

Amının fotoğrafına bakıp  ' çok güzelsin tatlım sevişelim mi? ' diye yazılması elbet hoştur ama bu, korumaya çalıştığınız kadın haklarına ters düşen bir şey...

BENCEEE.

10 Eylül 2011

Fırat Taklidi Yapılan Başlık

Uzun zamandır blogumla ilgilenemiyorum diye giriş yapmak isterdim ama öyle bi şey yok. Yazıcak bir şey bulamadığımdan dolayı böyle amcık gibi duruyor. Bazen giriyorum bir şeyler yazayım diyorum ama 'cık' .. çıkmıyor hiçbir şey.
Çünkü söylemek istediklerimin hepsini söyledim. Her kızgın olduğumda nefretimi buralara yazdım. Artık aynı konulardan bahsetmenin mantıksız ve gereksiz olduğunu düşünüyorum.

..
..
....

Demicem  tabi amk, istediğimi yazarım lan.

Öhm.
Bana gelip 'niye dinlere inanmıyorsun' diye sorulduğu zaman verebileceğim en iyi cevap ' çünkü kadın haklarını hiçe sayıyor ' dur.
Kuranın içerisinde hiçbir şekilde, kadını üstün gösteren daha doğrusu onu bile istemiyorum, kadının OBJE olmadığını dile getiren bir şey yazmıyor. Daha çok, kadına şiddet uygulanması gerektiğini söylüyor ve her ne bok yerse öldürülmesi gerektiğini.
Böyle bi dine ben bir bayan olarak inanmak istemiyorum. Onları yazan bir tanrıysa ona da tapınamam kusura bakmasın.
Madem beni bu kadar aşağı yapıcaktı o zaman ne sikime yaratıyorsun götveren? derim ben de ona. Haksız mıyım?
Çok hörmetli erkek cinsiyetine verseymiş o zaman rahmi de onlar birbirlerini sikip çoğalsalarmış.

Bir kere şunu söylemek istiyorum, dinlere inanan insanların çoğunluğu çelişkilerle yaşıyorlar. He bu kötü bir şey mi? hayır değil. Benimde söylediğim, yazdığım bir çok düşünceme zıt gelip beni çelişkili duruma sokabilen başka düşüncelerm var ama bunlar o kadar da göze batıcak şeyler değil.
Dindar kişilerde nasıl göze batıyor peki..

Genellikle şöyle derler ' o söylediğin şeyi bu zamana uygulayamayız, müslümanlık çıktığı zaman insanlar böyleymiş, şuan şöyle geliştirdik kendimizi ' bla bla bla.
Kardeşim bir kere: din dogmatiktir.

Kesindir. Bir şeyini değiştiremezsin. O zaman orada yazanları istiyorsan uzay çağına girelim yine uygulamak zorundasın.
Yani kendilerine göre yorumluyorlar biraz dinlerini. Kendi işlerine nasıl geliyorsa ona göre yorumluyorlar.

Çünkü, Facebookta, müslüman ateist tartışma ortaları içerisinde, türbanlı bayanlara 'sizler üzerinize kuma getirilmesine razı olmuşsunuz baştan' dediğimiz zaman , az önce söylediğim cümleleri kuruyorlar.

Öyle bir şey yok arkadaşım. Senin dinin, erkeğe o hakkı tanıyor. Ama sana amının değerini biliceksin, vücut senin erkeğin değildir, istediğin gibi kullanıcaksın DEMİYOR.

Zaten başını kapamayı kabul edip uygulayan bir bayan gerizekalıdır. Haklarını tamamiyle erkeğinin eline vermiş, kendisinin 2. sınıf insan muamelesi görmesine razı olmuştur.
Evet aynen öyle.

İstediğiniz kadar da kıçınızı yırtın değil diye ama öyle.

Hatta en ilginci şu'dur: başlarını kapayıp kuranda geçen tonlaca hakareti sorgulamazlar da, üniversiteye türbanıyla giremiyor diye kıçını yırtar. Eh ananın amı derim ben sana.

hmmm, bu konuda diyeceklerim bu kadar herhalde.

Onun dışında - çok pis konudan konuya atlama gerçekleştiricem şuan -, yaklaşık bir buçuk aydır, sınavlara gelip gitmeyle tam bir beyin amcıklaşması geçirdim.
Üstüne bir de, kazanamayınca, hepten çöktüm hatta 2 günde 3 KİLO VERDİM. Sonra tabi, Marmara GSFye girebilmişim falan havalara uçtum da, ulan girmeseymişim şuan intihar ederdim herhalde lan. Öyle bi çökme , öyle bi depresyona ilk defa girdim he.
Ciddi ciddi bildiğin tipik bayan depresyonuna girdim abi.
Surat 5 karış değil resmen 5715757 karış falan.

Şimdi öyle çok hayalim var ki, anlatamam. Niye anlatamam çünkü görebilceğiniz en büyük paranoyaklardan birisiyim. Buraya yazarsam , olmayacak diye düşünüyorum ya da birisine anlatırsam olmayacak falan diye. Öyle garip bir şey.

Yeni dönemin başlangıç yazısı olarak alalım bunu. Şimdi rahatladım ya, gelsin konular gitsin konular. Bu öylesine yazılmış sikik bir yazı daha ne.

31 Temmuz 2011

O Kadar da Abartmayın



Selam genç ergen ya da kişiliği tam oturmamış kardeşlerim.

Yine canım sıkılması üzerine popüler kültürün dayattığı şeylerden dem vuracağım. İlk konumuza filmlerden giriş yapıyorum.

Sözüm meclisten dışarı, ki benim de tonlarca sevdiğim filmler vardır. Ama bunların arasında göze batan bir kaç film var ki, 'abi bu filmi seviyorum' demeye bile utanır oldum. Böyle ezik gibi hissediyorum. Sikeyim lan nerden izledim bunu diyorum.

Mesela, Amelie.
Ya abi film basit değil, yani normal bi film. Kız aynı ben gibi, allahıın gerizekalısı, gördüğü her bokta anlam buluyor ve mutlu oluyor.. teee gidiyo çocukluk aşkıyla sikişiyo film bitiyor. Şimdi güzel kardeşim, bi kere sen gerizekalı mısın? He amınakoyayım, amelie demeseydi enginarın ben canlı bi varlık olduğunu bilmeyecektim ya çok sağolasın amelie kardeş, sayende çimlere bile basmıyorum, onlarında kalbi var hacı öyle deme. Çook sağol.
Amelie aşık oldu saçları da kısacık ayy kaşşıığı da ne sivimli tutmuş, yirim yirim yirim. Ben de öyle olayım diyen ergenus beyinli kızlar.... Lütfen yapmayın, amelie ye bin basan filmler var.


Requiem for a dream.. hmm güzel bak bir şey itiraf ediceksem .. ben bu filmde ağladım. Hem de salya sümük.
Etkileyici bir öykü yine. Aslında bu film o kadar abartılmıyo.... Uyuşturucu temalı olduğu için çok ilgi topluyor, zaten genel olarak izleyenlerin yarısınında ana öyküsünü anladığını sanmıyorum diyeceğim de ana öyküsü de uyuşturucu kullanan anasının amını böyle görürden ibaret.
Bununda fotoğrafları çok kullanılıyor, çünkü bu film içerisinde sizi 'übersonikcool' gösteren cümleler yok.

Ya her yerde görünce ben böyle deliriyorum. Tamam adamın amacı o değildir ama aklımdan direkt şu geçiyo ' iyi amk anladık izlemişsin sikeyim beynini ben de izledim ' ...

sonradan gelen edit: aslında çok güzel bi film. hatta bi daha izlenebilir falan ama bazen sıkıyorsunuz insanları filmden işte.

Twilight...

Eveeettt..
1. ben bu filmi izlemedim, izlemem de.
Diğerleri ise, YA ABİ SİZ MAL MISINIZ? Ultraviyole ışınları gibisiniz amk.. yavaş yavaş etkisini gösteriyorsunuz beyinde.
Ya nasıl bi dalgalanmadır.
Filmlerde bile iş tamamiyle 'sunumda' dedim. Çünkü o edvırd olcak herif sonradan gay rolünde oynadı bi filmde. Hatırlamıyorum adı ne falan neyse de , pek onunla ilgili AYYYYHHHŞŞŞ diyen kız görmedim. İş 'sunumda' abi.

Ya burada kızdığım şey ne biliyor musunuz? Tamam ben bilim kurgu-fantastik böyle aşırı olağanüstü filmleri sevmiyorum ama olay bu değil burada. Şimdi böyle bi aşk imkansız değil mi? Yani vampirlerin gerçekten var olduğuna inanmıyorsunuzdur herhalde.. neyse... abi amelie de dediğim şeyi bunda da diyorum, lan beni günlerce ağlatan aşk filmleri var. Bu filmi niye yermeyeyim ya? Bir de bu filmde geçen sikik sikik sözleri yazıyorlar.
Siktir.


Donnie Darko.
Yaa yaa.. tabi tabi ... yuhalamanıza gerek yok tamam beyler oturun.
Hani bu kadar şey dedim ya tam bu cümle size kullanılır ' NEDEN O APTAL İNSAN KOSTÜMÜNÜ GİYİYORSUN'  he amk he.
İlk izlediğim de bende etkilendim. Tamam . Ama ben filmi anlamadım. Sizlerin en büyük yaptığı hata bu'dur zaten ki bu film yapımcılarının işine geliyor. O da şu: anlamadığı filmi süper bir şey sanmak. Abi anlamıyosun işte nesi süper. Adam anlatamamış işte bitti. Demek ki o kadar da süper değil. İçinde bi de subliminal cümle geçirdi, bitti işte al sana kült film. Oh en âlâ valla he. Millet trilyonlar yatırıyo bir şeyi anlatmak için 2 saatlik bi film içersine herif bi sikim anlatmıyo sadece çok süper bi cümle geçiriyo. Al sana film. E ben de yaparım yeterli sermayem olduğunda bunu ki?
Ben de çok rahat betimlemeler yapar doldururum 15dklık bi şeyin içine. Al sana kült kısa film amınakoyayım.
O cümlenin karşılığı şu'dur: sana da insan diyenin sıfatını sikeyim.

Yani her gün kullanabilceğiniz bi anlam içeriyor, abartmayın.


Eternal Sunshine of the spotless mind (doğru mu yazdım bakamam)

Aşk temalı filmler açısından gerçekten üst sıralarda yer alabilecek bir film ama... ama bu filmde çok karışık.. Yani donnie darko gibi bir nevi. Yazar tam anlatamamış beyler.
İzlediğim filmleri sıra sıra sorsanız, yarısından fazlasını baştan sona anlatırım. Bunu anlatamam, donnie yi de.
Çünkü bilmiyorum, adamlar beyin sikerek anlatıyorlar o kadar. Başka bir şey değil.
Bu filmin cümleleri var mıydı bilmiyorum. Kızlarımızın ilgisini çeken şey zaten, ana karakter olan bayanımızın saçlarını manyaklığından dolayı farklı renklere boyatması. Bizimkilerin götü yemediğinden özeniyo tabi ablası napcaaann.. Bi de aşk var yaa işte, böyle kovalıyolar birbirlerini ama kız sikiyodu sanırım adamı.. iyice bi amına mı ne koyuyodu sanırım öyle bir şeylerdi, hatırlamıyorum.

Fight Club / V for vendetta

Tamam hepimiz bir şeylere sinirliyiz ve öc almak istiyoruz. Fakat bu ancak bir filmin konusu olabilir. Dünya tarihine baktığınızda herkes bir şeyler yapıp değiştirmek istemiş ve sonu hüsranla bitmiştir. Biz en fazla onların hayranları olarak, onları yaşatabiliriz. Bi sikim yapamazsınız. Lütfe bunlar da ' filmdir abi ne güzel düşünmüş herifler ' diyerek tadında bırakın.


Aslında kısaca diyeceğim şey şu, bir şeylere anlam yüklemek istiyorsanız gerçekten hayatınızı anlamlı hale getirmeye çabalayın. Tamam ben de yapıyorum da bu kadar abartmayın bir şeyleri, her gördüğünüz yeni siki yazmayın, yayınlamayın. Gidin bulmak istediğiniz anlamı 'gerçek' hayatta arayın. Sanalda değil. Sanalda ancak ananızın amının ne kadar değerli olduğunu anlarsınız.
- Son iki filmi canı gönülden severim bu arada, herkese öneririm. Diğerleri için geçerli değil bu. Gerçekten nefret ettiriyorsunuz insanları.

Bu tutum, tıpkı, fotoğraf bilgisinden sıfır olan bir ergenin her boku indirimli nikonuyla çekmesi gibi bir şeye benziyo. Bana göre film izlemek bir sanattır. Filmin kendisi sanat çünkü. Sanata saygı, onu sürekli yayınlamak ve anmakla olmaz. İyi örneklerini haznemizde bulundurarak ve değer vererek olur. Sanırım değer vermeyi tek başınıza yapabilirsiniz?
Olay kapanmıştır siktirin gidin, bi daha görmiyi sizi.

Ceren beybim, unuttuğum filmler (kitap da olabilir bu arada) varsa söyleyiver, yazının vol2 sini de üretebilirim.

26 Temmuz 2011

Serzeniş mi Ne Diyorlar?



Orospunun vurdumduymaz havasına imrendim.
Kalbimde hep bir et yiyen bitki besledim.

Şakaklarımdan akan teri, ananın amıyla temizledim. Bu sıcaklar ne!!!
Göğüs arandan akan terin ammıınnaakoyayıım, kendini ne kadar seksi sanıyorsun sen öyle. Götündeki kıllardan haberi yok tabi, çatalına bakan ibnelerin.

Hayatına giren erkekleri saysam feysbuktaki arkadaş listeni geçer kevaşe. Bir de utanmadan namus dersi verirsin. Sevmem ben işte böylelerini.

Taksimde çekildiğin, üstüne bir de buğulu shop yaptığın fotoğraflarınla çok coolsun bebeğim!

Kadın haklarını savunmak için kılımı bile kıpırdatmam şu saatten sonra. İyi anladık haklarınız var bebeklerim. Hiçbir siyasi örgütlenmeyi de sevmem, yine derim, iyi anladık amınakoyayım yenilen haklarınız var.
Lan sikik bebe, 2 satır okuduğun şeyle dünyayı mı kurtarıcaksın?

***

Osmanlı döllerinden de değiliz, şu milliyetçiliği bıraksanız sevinirim.
Kanımızda gavurluk var yani, kabul etmek gerekli.

Soysuz piçlerin zorla ırzına geçip çoğalttığı anaların torunlarıyız.


***

Tamam artık anladık!
Hepiniz sevişiyorsunuz saygı değer 'yarrak' arayan libidosu yüksek hanımefendiler. Dışarıda namuslu rolünde olup internette ortalığın AMMINNA çakanlar. Başına poşet geçirip namusçuluk oynayanlar.

Elinde tespihi olan arar zaten namusu iki bacak arasında.
Libidosu yüksek olan o zengin, kokonolarda başlarlar kadın hakları diye ötmeye.

Yalnızlığın elizabethe dönüşüyorsa eğer, bir yerde sorun vardır güzelim, siktir et haklardan bahsetmeyi.

***

Heee, bu arada.
Yalnızlık acı,
Yalnızlık pişmanlık,
Yalnızlık ölüm,
Yalnızlık..

ananın amıdır yalnızlık.

Ulan senin neyine yalnızlık bre densiz! diye entel atarlanması yaptırırsın lan adama.
Sen mi yoksa sokakta şarap için para dilenen sakalları göğüslerine kadar uzanan adam mı yalnız!

İkinizde iki ucu boklu değnek.
Aynı bokun laciverti.


***

Milyonlarca spermin arasından birinci gelip de yaşadığım hayat bok gibi diyorsan,  aç ananın amınıda içeriye gir o zaman patlak prezervatif sonucu dünyaya gelen ibne!


***

Ee.. o zaman gideyim ben hayydiii görüşürüz. Canım sıkılınca yine pompalarım sizi mucukss*

29 Haziran 2011

Siz Nasıl Yapıyor....?


Şimdi şöyle ki, egoistik olarak algılamayın ( ya da nasıl algılarsanız algılayın hiç mi hiç sikimde değil ), ben karşınızda olan en naif insanım. Gerçekten.

Hemen açıklama moduma girivereyim bebeklerim...
Ben, lafını ortaya koyamayanlardanım. Gerçekten, aşırı genişim sanırım. Bana söylenilen lafları (çok sinirlenmezsem) takmam. Hani, geri laf çevirmem ki bu genelde üşengeçliğimden oluyor. Bazen konuşmaya bile üşenebiliyorum işte.
Bazı zamanlar düşünüyorum, ulan hürrem millet amınakoyuyo sen susuyosun biraz taşaklı ol, diyorum kendime. Sonra laf koyayım ehihi diyorum, ya da tavır koymaya çalışıyorum, yok anam olmuyor. Haksız olduğumda yapmıyorum bunu tabi ama hep yanlış konuda, yanlış zamanda tavır koyup, alınganlık yapıyorum.

Beceremiyorum, alıngalık yapmak ve tavır koymayı.

He şimdi bi çok kişi diyecek ki ' e daha ne amınakoyim bundan iyisi şamda kayısı ' (bu böyle mi yazılıyo hiçbir fikrim yok lan neyse) ... Eh tabi öyle de, bazen rahatsızlık duyuyorum, çünkü gerçekten bunu kendi lehine kullanabiliyor karşımdakiler.
Hani açık veriyorum diyeyim, bir yerden göt oluyorum. Haklı olsamda, haksız konuma düşüveriyorum pat diye.

Çok iyi bi konuşmacıyımdır aslında, hani tartışmalara hep açığımdır ve karşımdaki hakaret etmedikçe adam gibi tartışırım. Eğer karşımdaki hakarete başlarsa ya da böyle ağız dalaşı gibi bir şey olursa, hiçbir bok diyemem. Bildiğin kekeler gibi olurum, hiç savunamam kendimi. O zaman da işte saçmalarım artık aklıma neler geliyosa onu derim. Domates falan. Böyle de haksız olurum bi kere daha.

Sanırım ki herkesin kendi savunma mekanızması var ( e herhalde sikik ne olcaktı )... Yani, herkes belli bi şekilde kendisini koruyor diyeyim, ya da 'bana bu yapılmaz' diyiveriyor.
Gerçi bana o halleriniz çok çocukça geliyor yahu, ne bileyim... gerçi herkesn kendi şeyidir de.. Biraz da haklısınız işte .( veee böylece kurduğum en çelişkili, şizofrenik cümle oldu bu)


Gerek arkadaşlık gerek manita, hiçbir şekilde çıkıntılık yapmam. Biraz bu konularda fazla polyannayımdır. Arkadaşlığı geçiyorum, sonuçta arkadaş/dostuz yani o kadar her lafına alınmak, altında bir şey aramak olmaz. He var mı öyleleri, evet var. Ve siz - öyle olanlar - ileri derece egoistsiniz abi ben bunu bilir, bunu söylerim. Ya dur önce bu yöndeki nefretimi kusayım;

Lan gerizekalı, bi insanla arkadaş/dost olduysan demek onla uyuşuyosun, gerek geyik yaptığınız konular olsun gerek diğer ıvır zıvırlar. Ne her bokuna 'ne diyosun :S' demeler yahu.. Siz kızlar kafayı yemişsiniz herhalde? Hemcinsiz ama inanın bu tavrınızdan tiksiniyorum lan. Erkek arkadaşlarımdan duyuyorum hep, böyle mallık olamaz ya. Hayatım boyunca hiçbir erkek arkadaşım için ' bana böyle yaptı kesin yazılıyo ayy napacağıımm ' demedim, lan resmen herif gözünün üstünde kaşın var dese ' aha benle evlenmek istediğini söyledi, şimdi sıçtım ağzına berkecan ' diyeceksiniz. Az kendinize gelin lan amıkokmuşlar.

öhm. neyse.

Bu kızlar, ve diğer normal olanlar mı diyeyim ne diyeyim işte anladınız, manitalarna da böyle yapıyolar. He o zaman biraz haklı olabiliyorlar, çünkü erkekler biraz fazla rahat olan kız görünce kullanma girişimine girebiliyor. Kızında beyinsel psikolojisi misina ipinden farksızsa, devreleri yanabiliyor. Böyle bi durum olmasın diye ' ya metecan sen ne diyosun ' diyorlar veya ' niye mesajıma cevap vermedin ' kavgaları yapıp triplerini atıyorlar. Böyle dışardan bakınca ve erkeklerin tarafından bakınca ' hay amınakodumu malı ' diyorsun ama gel gör ki benim gibi biriseyseniz bazen ' of ben niye yapamıyorum lan ' gibi cümleler çıkıveriyor ağzınızdan.

Ulan ister inanın ister inanmayın, manitamı hiç kıskanmam bile,  ne derse de -gülüyosa- hemen ben de güler ve işin geyiğini yaparım. Erkeklerin hoşuna gidiyor mu ? e tabi.. Dediği laflara alınmayıp altında bi boklar aramayan bir kızı niye sevmesinler değil mi?

E o zaman niye göte geliyorum lan ben?

İşte bu düşünceyi beyine yerleştirdim mi, bi an diyorum ki, 'bence ben bir şeyleri yanlış yapıyorum' .. sonra denemeye başlıyorum ve bilmem kaç satır önce dediklerim oluyor işte. Beceremiyorum, ciddi manada bu konuda gerizekalıyım abi, olmuyor. Tavır almasına alıyorum tabi de, bissürü olaylar oluyor falan herkese 3626556 tane şans veriyorum daa bla bla bla ... Ama o sırada tavır alıp ' nediyonyarraaağm' moduna giremiyorum.
Ciddi olmayı becersem belki hepsi olur.

Ama şöyle ki, şuraya dönerek bitireceğim yazımı... Herkesin bi 'bana bu yapılmaz' tavrı vardır dedim. Benim de herhalde bu tavrım ' ağlamak '.. Evet çok güzel geyik yapar, her bokla dalga geçen birisiyim ama. Çok duygusalım ve duygusallıktan öte sinirlenince bile ağlarım. Genelde siz gerizekalılar ağlamayı eziklik olarak görüp ağlayanın üstüne daha çok gittiğiniz için ve ben de aha bu da böyle yapar dediğim için ağlamalarımı da hep tutuyorum.
Amınıza koyayım sikikler, bi söyleyin, diyin ' burda tavır koycaksın lan ' diyin amınakoyim yaa..

Ağlayınca her dediğim birden oluyor ve herkes beni dinliyor abi.
Egoist bile değil, bir egom bile yok anlıyor musun!!!!!
Ağlicam lan banane.

20 Haziran 2011

Canım Sıkılırsa Yaparım..


Bir kaç gündür kafamda dönüp dolanan 'vücut çorabı' alma fikrini uygulamadım tabi lan. Sadece zevki sefasına bi iç çamaşırı dükkanına girip 'vücut çorabı var mı?' dedim.
Tamamiyle sıkıntıdan girmiştim.
Arkadaşımı bekliyordum, malum yeni ayakkabılarım vardı (apartman topuk) ve ben o gün çok alımlıydım. Eh tabi gerizekalıyım olm, boşuna bu kadar yazmıyoruz lan sikik. Bunları düşünerek girdim tabi ki, dükkana.
Neyse girdim ve o soruyu sordum.

İçerideki bir kaç mature ablamız akabinde bana ayıplayıcı gözlerle bakarken kafamdaki düşünce ' of kesin oğullarına ideal eşim diye bakıyiiileer ' idi.
Yalnız bir sultan olmak gerçekten çok zor, kankalar.

Görevli kızlardan bi tanesi geldi. Kolları hafif kıllı, ensesinden aşağı tüyler inen, kara kaşları olan bir kız değildi. Aksine diyeceğimde kollarındaki kıllar vardı fakat kara kaşlı değildi, gözleri de yeşilimsi bir şeydi ama çirkindi be hıh.

Kız bir kaç tane çorap çıkardı, tabi bende açıp bakıyorum falan. Sonra kız, böyle gizliymiş gibisinden bi yerden dantelli mantelli böyle dallı budaklı bi çorap çıkardı ve 'buna eşiniz bayılır bence' dedi. Önce gülmemek için esniyo taklidi yaptım. Sonra boğazımı temizledim ve gülerek dememek için de bayağı çabaladım sanırım da başardım ve ' eşim yok benim ' dedim. Durdum. Kızın suratındaki ekşimişyoğurt ifadesine doyasıya bakıp ' kendi fantezim için bakıyorum ' dedim. Hala gülmemek için kıvranıyordum.

Sonra bunları beğenmedim dedim gidicektim ki kız ' başka iç çamaşırları da var, fantezi ' dedi. Sonuna niye onu ekledi ki? Ben eğlenceme eğlence katayım diye herhalde. eheh.
Bakayım dedim.

Tüylü müylü şeyler çıkardı bana, 'bunlar çok gidiyo' dedi. Ben de 'oooo herkesin böyle fantezisi mi var' dedim evet dedi bi de gülümsedi -___-
Sonra gözüme bir iç çamaşırı çarptı. Genel olarak her çamaşırcıda gördüğüm ve kahkaha atarak dalga geçtiğim o göz alıcı iç çamaşırı.
FERMUARLI TANGA.
asfşlajkflşasjfa

Onu göstererek ' bu çok satılıyo mu ' dedim.
Meğer o, o kadar satılmıyormuş. Öyle dedi. Ben de ' hmm o  zaman ben buna göz koyayım, farklı olmayı severim ' dedim aslfkjalkfaj.
En sonunda durdum işte jartiyerlere falan baktım, bilmem ne. Sonra da tanga var mı dedim? kız da 'fantezi için mi ' dedi. Ahahaha ..

Yok ' normal kullanım için ' dedim amk o ne demekse aslkfjaslf.
Bi kaç tane işte gösterdi bi tanesini aldım çıktım.

Ve tüm sıkıntım geçmişti.

Sıkıntım gerçekten kötü şeyler yaptırıyor bana, ne yapalım inanalım mı ?
Bi daha da gidemem lan şimdi oraya, halbuse çok hoş şeyler vardı. Onları giyer evde dolanırım.
alsjfaslkfjalsfkjhaslka

15 Haziran 2011

Uçan Kafalar Bunlar, Uçmasalar Bile



Burnumu karıştırır sümüğümü masanın altına bir güzel yayarım. Kafam güzelken de yalarım.

Rüzgarın bana yön vermesine asla izin veremem, çünkü beni kimse yönlendiremez. Beynimi bile dinlemiyorum, beynimi sikeyim.

Kafam güzelken çok iyi saçmalarım, çok da iyi güzel saçmalarım. Herkesi eğlendirir, akşam eve gider, ayranımı içer Muhteşem Yüzyıl'ı  seyrederim gece 11 oldum mu da uyurum.

Çelişkili şeyler yazmaya bayılırım mesela; pc başında sabahlamayı seviyorum.

Bacak aramdaki namusu ben de bulamıyorum ki ,acep nereye gitti? tililililieeeyyy..

Ben seks diyince orospu erkek seks diyince yüce oluyorsa eğer, siktirin gidin lan. Bu dünya da var olan şeyler beni orospu yaptı.

Orospular,  artık bedeninizi değil ruhunuzu satın popiniz daha çok oluyor!

Kıyametin varlığına inanmam. Dünyanın bir sonu olduğuna da inanma. Çünkü o son gerçekleşene kadar ben çoktan gebereceğim.

Sevdiğim .. çok sevdiğim bir adam var. Açıldım da bi güzel .. sonra olmadı. Bi önceki yazılarımda ağlamıştım şimdi ağlayamam onun için.

Kadınlar da osurur, yıldızlar da kayar.

Her daim anlatıcak komik bir hikayemi cebimde taşımam, salak mıyım amk? Tabi ki ama her daim anlatıcak bir komik hikayem vardır.

Kafamın üstünde delikler açtım, fazla havanın biraz çıkmasını sağladım. Vücudumun orospu kısımlarını tırnak makasıyla kestim, bioder kullandım, geçmedi, napalım ?

Her erkeğin hayat kadını olmaya karar verdim. Hepsi de sevgilisini benimle aldattı. Napalım kızlar? Elinizde tutmasını bilseydiniz.

Aşk acısı çeken kızlara, ilk önce siktirin gidin demek istiyorum. Yani böyle aşırı belli eden tiplere. Ama benim de sizlere nacizane tavsiyelerim var.
Mesela aşk acınızın ilk gününde, acıyı bastırmak için helva yiyin. Buna biz 'ilk gün helvası' deriz.

Bedenini aç yavrum, kalbine gireceeğiiimmm...

Şu siyaset adamları da olmasa çekirdek yiyemeyeceğiz vallahi , şiki şiki.

O kadar Atatürk'ün sözlerini yazıyorum ama bir bok popisi elde edemiyorum. İLLA Kİ BAĞIRMAM MI LAZIM LAN!

Çok çişim geldiğinde, feci tahrik oluyorum. İşeyince geçiyor.

Yağmur olmasa , saçlarım ıslanmazdı bebeğim ohş.

Kılı kırk yarmış ama bir amı yaramamış genç ergenlerimize benden tam 2 sene garantili am koleksiyonu hediye. Kuponsuz, vade farksız, taksitli ama.

Niye seks istemiyormuş gibi davranıyorsunuz? Hepinizin en az 2 tane meme ucu var oysa ki..

Bu arada memesin kaybeden kadınlara üzülüyorum. Kanser çok kötü abi.

ÇOK SAKAT VAR.

9 Haziran 2011

Bütün Kazmalar Bende!


Erkekleri anlayamayan tek dişiyim herhalde.
Her şeyim ters olduğundan, ikili ilişkilerimi de ters yaşıyorum. Trip atılan falan oluyorum hani bariz bildiğin.

Karşıma çıkan heriflerin nerdeyse hepsi - sanki 100 kişiden bahsediyorum amınakoyim neyse - bildiğin karı kılıklıydı. Böyle mıymıntı, ay kılımı niye kopardın, offf mıncıklamasana beeee.. falan. Ciddiyim lan..

Bayan halimle şöyle bi cümle kuruyorum arkadaşlar arasında;
- Abi bu erkekleri anlamak harbi zor zanaat yaaa....

Tabi siklenmiyorum, çünkü arkadaşlarımın karşısına 'normal' adamlar çıkıyor. Onlar trip atıyo 'of niye geç kaldın' falan diye.

Ama ben yine de her olaydan büyük sonuçlar çıkaran bir kişi olduğum için (yazar burda kendini övme sanatı kullandı) erkeklerin gerçekten içten içe aslında böyle olduklarına karar verdim. Yani ben bu kadar şanssız olamam herhalde? Tamam , her ilişki kötü biter ve karşı taraf mutlaka bi şekilde öküz olur ama benim karşıma çıkanların hepsi bariz öküzdü.

Adamın bi ilgi alanı vardı. Kendisini bayağı kaptırmıştı ama. Yani ben de iyi bi yorumcu değilimdir. Olayları dinlerim o kadar. Çünkü herkesin içini dökmeye ihtiyacı vardır. Eh şimdi anlamadığım bi konuda da hiç yorum yapamam. Kem küm ederim. Ulan bana bir trip attı. AABOOOOO .. dersin. Sen hep böyle mi olucaksın , eğer öyle olucaksan hiç olmasın bu ilişki... falan. Bunların tribini yaptı bana.
Bi kaç gün sürdü, zaten sonra da ayrıldık amınakoyim.

Bi tane de konuştuğum birisi vardı. Hani hoşlaşıyoruz falan... Lan herife canım cicimli yazmazsam trip atıyodu. Hemen 'biz hiç "biz" olamayız' demeye başlıyordu. Yok işte 'aslında hata bende' falan ....

İnanın ki doğum gününü unuttum diye 2 gün trip atanı bile oldu. Hediyesini gösteren erkekti bi de. Bana bunu al, direkt olarak böyle bi cümleyle karşılaştım ve ben böyle şeylere rağmen ilişkiyi devam ettirmeye bakarım. Niye bilmiyorum amınakoyim.


Yine takıldığım bi kişinin, bi gün göbüşünü okşarkene, kıllarını çektim. ÇEKMEZ OLAYDIM. Yok onlar şimdi 'siyah' çıkcakmış. Amınakoyim ağdanı gel yapayım o zaman  dedim, bu lafa da trip yedim.

....

Yani bence, erkekler zaten böyleler ama, kız dişli çıkarsa, susuyolar . Kendine trip attırıyolar. Eh benim gibi gerizekalıyı gören erkek, niye trip atıp önceki sevgililerinden acısını bi nevi benden çıkarmış olmasın ki dimi?

Oysa benim gibi birisinin değerini bilmiyorlar lan -.-

Niye diyip bi de üstüne 'orospuya bak' diyorsunuzdur, tek kelimem şu :  hiç kıskanç değilim. -___-
Hem de hiç.
Bu durumun biraz yetiştirilmeyle alakalı olduğunu düşünüyorum zaten de, ben hiç kıskanmam işte. Ne arkadaşımı ne sevgilimi. Çünkü saf olduğumdan dolayı her şeyi toz pembe görüp 'yapmaz laan.. neyse yapsa da anlamam zaten' diyip siklemiyorum.

Siklememekte kötü aslında he. Ondan dolayı da tekme yiyebilitem var gibisi.


Ama işte şimdi ben böyleysem bu erkekler ne istiyo? Hep kızlarla taşak geçiyorlar ama bi kendinize bakın lan godoşlar.
Kıskanç değilim, zırt pırt aramam / aranmak istemem, zaten telefonda konuşamadığımdan mesaj at derim hep, niye geç cevap verdin gibi triplerim yoktur.

Hayır hayır hayır, bunları birisi okursa bana ulaşsın manasında yazmıyorum. Bariz bildiğiniz kendimi anlatıyorum. Sevgili vb türevlerini bu şekilde elde etmeyi hedeflemem. Benim de prensiplerim var. ;)))

Erkekler bence gerizekalı. Aşırı derecede kişilik bozukluğu çekiyorlar ne yapcaklarını şaşırıyolar falan.
Bi cacık olmaz amınakoyim onlardan.
Lezbiyen olcam lan.

Yine çok harika anlatamadan, aklıma ilk gelen cümlelerle oluşturdum yazıyı yaa. POPİM DÜŞÜYO :(

7 Haziran 2011

Kafaları Karışmış, Diyorlar ki, Bizde Niye Medeniyet Yok!

 

Toplum psikolojisi hakkında yazılar yazmayı ve konuşmayı çok seviyorum. Şahsen şöyle diyebilirim ki; bu durum beni rahatlatıyor. Terapi gibi bir şey..

Gel gelelim, çevremde her ne kadar rahat görünümlü takılıp benimle ' takmayacaksın abiieeğ ' şeklinde konuşanlar olsa da, onlarda da bu durumun içerisinden çıkamadıklarını görüyorum.
Ve bana bu durumları garip geliyor.

Şöyle ki, mesela , türbanlı bir bayanın, dışarıda sevgilisiyle kolkola gezip, öpüşmesini, garip buluyor ve durup geyik muhabbetimize katıyorsak, inançsız olup carpe diem hakkında çok fazla konuşan bir kişinin cinsellik veya başka türden ahlakla ilgili konularda kapalı görüşler yapması bana garip ve çelişkili durum olarak geliyor.

Zaten ahlak denilen şey görecelidir.
Herkes her şeyi normal veya anormal bulamaz. Herkesin 'ahlaksızlık' olarak nitelendirdiği, bana veya bir başkasına normal gelebilir. Tabi böyle diyince bir çok kişi ' herhalde yarram ne diyon amk ' diyebiliyor da, abi o zaman internette niye saçma sapan konuşuyorsunuz??

Zaten bi kere ahlak denilince akla ilk önce ' sevişmek ' geliyor. Yahu bunun neresi ahlaksızlık olabilir ki? İsteyen istediğini yapabilir. Bunu demek kolay tabi ama kendinize bunu yedirmelisiniz.

Bu durumların rahatlığını tabi ki de en çok erkeklerde görüyorum. Adamın sevgilisi var, beni facebook hesabından siliyor ama manitasından ayrılınca gelip yazılabiliyor. Gerçi manitası olup yazılmayan da yok değil. Bunu diyerek de, ahahah ay ben çok seksiyim, çok peşimde koşan vaarrr ihihi, manasına getirmiyorum işi.

***

İnsanlık olarak da, çok öküzleşmişiz. Mesela bundan bir kaç hafta önce otobüste bir olay yaşadım. 40 yaş civarında olan bir adam bir kızı bildiğiniz fortladı ve bu duruma kimse o kadar da tepki göstermedi. Zaten kız ' ne yapıyorsun yaa ' dediğinde adam direkt otobüsten indi ama , kız ağlamaya başladı ve arkalara doğru ilerledi.. Herkes baktı sadece. Kimse bu durumu yorumlamadı veya kıza bir şey sormadı, teselli gibi bir şey de yapmadı.
Ben merak ettiğimden , kıza adamın ne yaptığını sordum ve adam penisini çıkarıp kıza değdirmiş. Otobüs de boştu.. Adamın yaptığı büyük cesaret isteyen bir şey.
Fakat herkesin , gayet normal bir şekilde yola devam etmesi bana saçma geldi. Çünkü bu kişiler, otobüste çok yaşlı bir insana yer verilmediğinde cak cak cak ötüp, gençlere saydırırken, bu durum hakkında bir tane bile yorum yapmaması ilginç..
Belki de bu durumun 'cinsel' içerikli olduğundan kimse konuşmamıştır diye düşünüyorum ve herkes evine gittiğinde bunu anlatmıştır ve gerekli yorumunu yapmıştır...
Umarım öyledir.

***

Ben mesela arkadaşlarımlayken aşırı derecede eğlenmek istiyorum fakat kimsenin katılmaması söz konusu. Çünkü utanıyorlar.
Ben her boku yaparım eğer onlar bana ayak uydurursa ama, onlar tamamiyle çevreyi düşündüklerinden beni durduruyorlar, susturuyolar falan.

Sikik bir konu anlatmaya başladım ve nasıl devam edip bitireceğimi bilemiyorum. Yazma gücüm yok. Öyle süslü cümlelerle bir şeyleri anlatamıyorum. Hepinizin kafasının içinden geçenleri yazıyorum.

***

Şöyle bitirsem olur herhalde, çünkü sıkıldım;

Son olarak diyeceim şu dur ki; bilmem kaç yıldır internet kullanıyorum ve her moda şeyi yapmışımdır şu ortamda ve her yıl farklı farklı şeyler moda oluyor.
Yıllar geçtikçe, mutluluğumuz bile değişebiliyor. Bakış açımız, olaylara ve kişilere. Bunlar elbette normal. O zaman teee osmanlı dönemlerinde ayıp olarak görülen şeyleri de artık bırakmamız lazım. Din elden gidiyor diye sürekli gerileme dönemlerine giren bu ülke de artık biz gençler olarak daha ileriye bakmamız gerekiyor. Ailenizin görüşlerini de siktir edin. İnanın ki, eğer yabancı bir aile de olsaydınız, cidden şuan dediğimi yapardınız. Aileniz, aile kavramına önem vermese siz de vermezsiniz. Müslüman olmasa ya da tam inançlı olmasa siz de öyle olurdunuz.
Kendi karar ve düşüncelerinizi kendi kişiliğinize uygulayıp ona göre adımlar atmalısınız.
Yüzyıllar önce olan kuralların artık uygulanmadığını görüyorsak, bazı şeylerin yalan ve aldatmaca olduğunu da görmeliyiz.
Din, siyaset, ahlak, gelenek..
Bunların hepsi, biz geliştikçe değişen şeyler ve evet din de biz geliştikçe değişiyor.
Bir çok arkadaşıma dinde bulduğum açıkları söylediğimde ' o zaman ile bu zamanı kıyaslamak olur ' diyor. Evet öyle, o zaman ne sikime inanıyosun ki? Değişebilen bir şey için hala değişmemiştir diyorsun?

Kendi düşüncelerimizi katarak bu kadar geliştirmişken, salaklıklar yapıp kendimizi geriletmeyelim.
Kısaca, dinler yalandır.
asflkajflskajglas

5 Mayıs 2011

Kınamı Yakamadım, Ben Sana Varamadım.

Hepimiz filiz.

Masallara inanmam,
Hayalleri kurarım ama inanmam,
Ruh kavramına agnostik bakarım ama inanmam,
Aşka inanmam, sevgiye de...
Saygıya bile inanmam, biraz görecelidir.

Paraya inanmam, saadetine aldanmam.
Duygulara şüpheli gözle bakarım, varlıkları ilgilendirmiyor.
Bedenlerin uyumuna inanmam.

Toplum psikolojisinin öldürdüğü toplumun kokusuna dayanamam.
Ruhani pezevenkliğin kök saldığı yerde boy veririm.

Yaş kavramına inanmam.
İsimlerden korkarım, inanmam.
Kısıtlamalar gözümü korkutsa da istediğim boku yerim.
Aynı bokun lacivertinden korkarım, inanmam.

Allah'a inanmam, varlığından şüpheliyim.
Dinler umrumda değil, şirinlerden daha güzel yazılmış politik hikayeler sadece.
Çayın yanında peynirin iyi gittiğine inanmam.

Siyasetin dünya düzeni getireceğine inanmam.
Sosyalizme güvenmem.
Komünizme de.

Eğitimin adamı eğittiğine inanmam.
Kitap okumak beyni geliştirmeyebilir, inanmam.
Önüme konulan şıklarda deneme yanılma uygulayamam. Çünkü hayat sayısal değil, sosyal.

Kırmızı ışıkta durmayı akıl etmem.
Ölümden sonra yaşam var demem. Çünkü inanmam.
Tek gerçeğim, ölümün varlığıdır.

Sigara beni öldürür, dumanından inanırım.
Alkol beni bayıltır, uyuşukluğundan anlarım.
Kova yapmak maharet değil ama o da iyidir.

Uyuşturucunun varlığına inanmaya ihtiyacım var. Hadi ver bi hap daha!
Beynime inanmam, hiç doğru konuşmuyor.

Devletlere inanmam.
Yasalara inanmam.
Mutluluğa inanmam.
Gülmeye inanmam.
Ağlamaya inanmam.
Giysilere inanmam.
Yazılara inanmam.
Eylemlere inanmam.
İnsanlara inanmam.
Gözlere inanmam.

Yeni dünya düzeni uygulamalarına inanmam.
Güven vermem, çünkü güvene inamam.
İnsanları kandırmayı severim, ama beceremem.
Saygılar.

3 Mayıs 2011

Masallar Üzerine



Yol yaparak, buzdolabı, kömür vererek, iktidar olan bir partiye ve başbakana sahibiz.Yıllar boyunca devletinden bir kere bile gün yüzü görmeyen bu cahil cühela toplumun buna ihtiyacı olduğundan, gözlerinin boyanması elbette bu kadar kolay olur.

Çok uzun yıllar önce (bu 90lı yıllarda falan) var olan propaganda, eylem davranışlarının gittikçe yitirildiğini görmek üzücü. Ben bunu, toplumun artık canı uğraşmak istemiyor diyerek geçiştiremem ve kimsede böyle düşünmemeli, çünkü durum bana göre böyle değildir. Korku ile halkını yola getirmeye çalışan bir hükümetimiz var. Eskisinden daha kötü bir demokrasi ve adalet sistemi var.
Toplum artık yolda neredeyse ' Atatürk'ü seviyorum ' bile diyemeyecek bir durumda.

Dini şeyler üzerinde çok konuşuyorum fakat, bu durumu görmemek sizlerin gerçekten at gözlüğünü taktığınızı gösterir. Yaptığı yenilikler dışında, iktidarda olduğu sürece, yaptığı zamlarında haddi hesabı olmayan bu kişilere dur diyemiyoruz. Çünkü eğer dersek, herhangi bir sebepten içeri tıkılabiliriz. Mesela, onların hakkında atıp tuttuğumuz için ya da onlara bok attığımız için, onları küçük düşürdüğümüz için!
Gelin görün ki, yıllardır kendi halkını ezen ve de bütün dünyaya küçük düşüren bu kişilerin bu kadar çok sevilmesi ve onlara hiçbir şeyin olmaması komik ve de sarsıcıdır.

Aslında bu duruma da şaşırmamak lazım. Çünkü daha osmanlı döneminden beri bu 'korku salarak devlet yönetmek' kavramı vardır.
Bir şeylerin farkına vardık fakat sesimiz çıkmıyor, çünkü volume düğmesi onların elinde!

Ellerinde bir din var ve bununla halkın gözünü boyuyor, onları bizim gibi sesini çıkarmaya yeltenenlere karşı din yolu ile kışkırtıyor ve bizlerde susturuluyoruz!
Bana garip gelen, bu kadar üniversite bitirmiş insanların bunları yapmaları.
O kadar yıl boyunca niye beynini yorup okudun o zaman sen!

Cumhurbaşkanımızın oğlu kıçını lüks koltuklarda sallarken, halkının çocukları sokaklarda çöp konteynırlarında karton topluyor ve bu kişiler bu durumdan hiç rahatsız değil. Aksine sanki herkesi öyle yapmak istermiş gibi bir hali var.
Televizyonun kötü kullanıldığı bir dönemdeyiz, çünkü hiçbir haber artık inandırıcı değil. Hiçbir haber, gerçek bir şekilde önümüze konulmuyor. Her şeyin haber olması ayrı bir şey, çünkü en çok televizyon izleyen ülkelerden bir tanesiyiz.


Gittikçe kısıtlanan özgürlüğümüze ne yazık ki 'normal' ve 'haklı' gözüyle bakanların sayısı bakmayanlardan daha çok.. Çünkü onların gözleri din ile yapılan kandırmalarla boyanmış, siyaha.
Sigara içenler neredeyse 2. sınıf insan muamelesi görüyor.
İçmeyen kişilerin tarafından da bu olaya bakabiliyorum elbette ama, bu ayrı bir haksızlık durumudur. Popüler dünyada bulunan insanların her lafı denetleniyor ve yanlış anlaşılırsa vay hallerine. Hakaret üstüne hakaret alıyorlar ya da davalarla uğraşıyorlar, ya da içeri tıkılıyolar.

Şuan son bomba olan 22 ağustos olayı, bana göre, en büyük olay.
Bu kadar da olmaz dedirten bir şey... Yani, bu resmen demektir ki ' seni yönetmek istiyorum '....

Cebimize soktuğu elleri yetmiyormuş gibi bir de internetteki özgürlüğümüze göz diken bu adamlara hala oy verme derdi var..

Batılılaşmayalım deniliyor yılladır.. Fakat gittikçe gerilediğimizin farkına varamıyoruz. Batılılaşmalıyız. Açık ve net bu durum böyle olmalı.
Bir şeylere, gözümüzü açmayı bilmeliyiz.
Hak aramanın yanı sıra, her görüşe açmalıyız beyinlerimizi...

Her şeyin özgürlüğü olmalıdır.
Bir şeyleri kısıtlamak ileri ki zamanlarda daha kötü bir duruma götürebilir bu ülkeyi.. Götürüyor da aslında. Gittikçe geriliyoruz ve tüm dünyaya rezil olmayı geçin, kendi rezilliğimize gözlerimizi yumuyoruz ve buna gülüp geçiyoruz.


Aslında eylem sloganlarında ' bu kısıtlamalara ses çıkarmayan orospu çocuğudur ' yazılsa, herkes ayaklanır bence.

29 Nisan 2011

Hayatınızı Yaşamaktan Çekinmeyin!



Ben hayatı çok değersiz buluyorum. Arabesk biraz ama gerçekten sistem yüzünden yaşamın değerli olduğunu sanıyoruz. Oysa ki değil.

Bir de değer verilen bir şey içerisine niye onlarca tabu,kural vs koyarız anlamıyorum. Algılarımızı kapatıyoruz. Bu bana garip geliyo. Birazdan ölebilirim demeyi ağzımızda sakız haline getirmişiz, oysa ki benimsemeliyiz. Tabi, birazdan ölürüm lan diyip hiçbir şey yapmayın da demem, ama çokta gerizekalı gibi yaşamayın amınakoyim.

Çelişkili yaşayan insanları da anlayamam ben. Bugün çocukluğunu özleyen eleman diğer gün bana, yazdıklarımdan dolayı  'büyü artık hürreem' diyor. Bir kaç arkadaşım feysbukta paylaştıklarımdan sıkıntı içerisinde olduklarını ve bana acıdıklarını söylüyorlar. Sonra bunlar bana internet ortamını benim çok fazla kaale aldığımı ve önemsediğimden bahsediyolar.

Lan göt! İnterneti önemsemiş olsam, sizin tabirinizle ' daha edepli ' olmam mı? Hem niye, bir çok kişinin okuma ve ayıplama/yuhalama riski var diye, karakterimi gizleyip hanımefendi roluna bürüneyim ki?

Eğlencenize bakın anacığım, bunlar kafaya takılacak şeyler değil. Her koyun kendi bacağından asılır. Bunu bir tek ben mi kabullendim anlamıyorum. Kişilerin kendi karakterini oluşturma durumu ve hakkı vardır.

İnsanlar gariptir ki her seferinde bilgili olma taklidi içerisinde yanarlar. Sürekli bilgi depolamak istemezler beyinlerine. Öyle bir şey yapmak yerine eğlenceyi tercih ederler ama düşünme açkaları açılmadığından da bir konu üzerinde afallarlar. Bunu kapatmak için de genelde bilgili taklidi yaparlar. Bunu da genelde karşıdakinin lafına kendi düşüncesini söylerek yapmaz da, o kişiye karşı bir cephe alır ve laf sokma yarışına girer.

Hayatımızı yaşamayı iyi çözmeliyiz.. Her şeyin bir bedeli var fakat bizler bu riski göze almak istemediğimizden, çalışıyoruz, okuyoruz.. İlgi alanlarımızı yapamaz hale geliyoruz, bu sıkıntı ve monotonluk içerisinde yaşıyoruz. Bütün bir zaman boyunca aslında ölmemek için yaşadığımızın farkında olamıyoruz.
Durum bundan daha farklı değildir. Ölmemek için yaşıyoruz. Peki sadece 1 gün izinle ne kadar yaşayabilirsiniz?
Yaşantınız bir bitkiden farklı değildir.

Şimdi şöyle; ben ' o kadar enerji doluyum ki hunharca birileriyle sikişmek istiyorum ' yazarsam eğer terbiyesiz oluyorum ve herkes beni eleştiriyo. Fakat şöyle ' o kadar enerji doluyum ki hunharca eğlenesim var ' diye yazsam herkes beğenir falan ama bir tane yırtık dondan sik çıkar gibi birisi gelir bunu fesatlığa vurabilir. Mesela ' hmm nasıl bi eğlence bakalım hihihi ' gibi bir yorum yazarak. Bu sefer de bu 'espiriye' giriyor. Oysa iki farklı durumda aynı şeyi kastediyor.
Ben sadece gereksiz cümlelerin oluşmasını engellemekten ilkini yazıyorum o kadar. ( tabi bu zamana kadar böyle bir şey yazmadım, sadece bir örnektir bu )


Sürekli kendimizi birilerine açıklamak yerine, kendimize açıklamamız daha mantıklı değil midir? Yaptıklarımızdan başkaları sorumlu değil ise, eleştrileri de sikimizde olmamalı.. Bu durumu yedirmelisiniz o beyninize çünkü sizin için yanlış olmayan bir şey yanlış değildir. Toplum psikolojisine ayak uydurup, koyun duygularında kaybolacaksanız işiniz elbette ki zor değil, başarılar dilerdim ama başarmanız bile zor değil onu.
Kendinizi rahat bırakın, gidin geliştirin. Hobi ve ilgi alanlarınız neyse onlara mutlaka zaman ayırın. Kısıtlı olsa bile. Yarın erken kalkıcak olsanız bile, kendinizi geliştirmek istediğiniz her konuyu araştırın ve geliştirin. Yarın geç kalsanız ne olucak...

Bilinen bir şey ki, evinde interneti olan herkes, arama motorlarında en çok cinselliği  arıyor. Gerek porno, gerek cinsel yönden bilgi olsun. Bu zaten ayıplanak ya da yuhalanacak bir durum değildir. Tabi ki öğrenilmesi gereken bir şeyi nasıl ve neyle yaptığınız önemli değil fakat bunu saklamanız ciddi ölçüde önemli.
Cinsel yönümüzü bu ülkede kapattıkça ve rahatlığımıza ' başkaları bu gözle bakar ' lafını katarak bakamayacaksak, yaşamayalım o zaman.


Dini terimlerin gözlerinizde oluşturduğu körlüğün tek ilacı beyninizi geliştirmenizden geçer. Saygılar.


- Yazıyı yazarken tam 6 kere konsantrasyonum bozuldu.. Tamam edebi bir şey yazmıyorum amınakoyim ama bir şeye odaklanmışken bozulursa devamı da al böyle göt gibi oluyo amınakoyim, neyse sizinde çok sikinizdeydi -

22 Nisan 2011

Bak Şimdi Ne Anlatcam

Sıkıyosa buna mundar desin amk bu kedi.

Bundan yıllar yıllar öncesi, arkadaşlarla plan yaptık gece dışarı çıkıcaz. Benim annemde biraz diktatörlük vardır ama şansıma işte 'arkadaşımda kalabilir miyim' dedim, tamam dedi hemen. Neyse, irdelemedim ama bi bit yeniği var lan bunda da demedim değil.
Ben evden ' x arkadaşıma ' diye çıkarken, o x arkadaşımda evden ' ben hürremlerde kalcaaam ' diye çıkmış.. Bütün gece zaten ' napcaz amınakoyim ' diye düşünmekten adam gibi içmedim ama yine de iyi eğlenmiştim.
Biz en az bi 6 kişi falandık.. Bu x kişisi sarhoş oldu bayağı bildiğin (kendisi bayandır).
Kaldırımın üzerinde bunu ayıltmaya çalışıyoruz da işin komiği herkes zaten iyi bi çakır keyif. Neyse...
Bi ara arkadaşım şey dedi ;

+ Hürreeeem abii ben gayiim yaaa!! ühühühü.
- Oha lan ne alaka!
+ Bir şey diceem, ben erkeklerden hoşlanıyom :((

Tabi gülmedik o sırada.. YEMİNLEN GÜLMEDİK.
O gece diğer arkadaşımızın boş evleri vardı orada kaldık. X arkadaşım bütün gece şarkı söyledi, yeri geldi gitti kustu ... Şimdi hatırlamaz.

***

Daha ben 6-7 yaşlarımda iken,  o zamanki mahallemizde bi çocuğun kafasını yarmıştım. Çocukken çok yaramazdım he yaaa... Neyse taş attım kanamaya başladı işte öyle gibi bir şey.
Bir de ben bunla aynı sınıfa düştüm okulda. IIYHHHŞŞŞŞ..... Nasıl da sinir ederdi de beni örtmenler beni dersten atardı. Teeee o zamanlarda alıştım ben bi yerlerden atılmaya, istenmemeye ( vay amınakoyim araya duygusallıkta kattım yaa...) ..
Sonra bi gün yine bu benim ayağıma takıldı salak... Neyse o zaman dizini sıraya çarptı amınakoyim. Ama cidden başını çarpsaydı daha iyi bi anı olurdu dimi.

***

Küçükken arkadaşlarla ağaçta sallanıyorduk. Kaç yaşındaydım hatırlamıyorum anyway. İşte ben bu ağaçtan düştüm... Kolumuuu kırmadım amk çatladı.

***

Hayır bi kere ben içkiyi çok sevmiyorum ama anneme attığım tüm yalanlarda da arkadaşlarımla içmeye gittim. Tamam lan seviyorum içkiyi. Hem de çok. Kafam taşşaaak gibi olsun gerisi önemli değil de neyse... Şimdi şöyle biz aldık biraları falan.. Ekstradan sigara + prozac + enerji içecekleri falans ..
Kafaları iyice çektik böyle. Sakız gibi oldu , amınakoyim yaa kafaları çektik ne garip bir terimsel gibi bi cümledir. Sonra bi su satan çocuk geldi, almicaz siktir git dedik. Gitti. Bu sefer gül satan falcı çingene abla geldi. Ulan taşşağına abla git, benim babam öldü dedim.. Lan inanır mısın hayat hikayesini anlattı kadın.
Yok efendim adam askere diye gitmişte 15 ay bilmem kaç zilyon karıyla sikişmiştee.. şu kadar çocuk şe etmişteee.. hay kafamı siksinler bi daha böyle şaka yapmam tanımadıklarıma lan.

***

O moda sahilde ben daha ne boklar yedim amınakoyim.
Çingene bi çocukla tartıştım, velet mi veled mi ne boksa işte, biramı çaldı ben de arkasından koştum. Yetmedi bi de ayakkabım ve çantamı fırlattım, arkadaşlarım beni zor zaptettiler. Sonra toplandım, gittik falan. Eve gidene kadar  birayı düşündüm. Yok benim gibi adam yeminederim. Ulan gerizekalı, bütün ahaliyi toplayıp seni ve arkadaşlarına orgy dalarlardı, sen sağsalim eve dönüyosun, kafanın içinde hala 'sikeyim bira gitti amınakoyim' diye plak döndürüyosun. Senin kuş kadar olan o beynini... kargalar yesin.

***

O değil de ... Şimdi ki acıdan olsa gerek. Geçen gün oturdum, günlüğüme de 'başıma gelenleri' yazıyorum işte. Son üç ayda olan sikko sikko şeyleri falan. Yok psikolojim bozulmuş daa vıttırı zıttırı... Eskileri anarak geçiriyorum zamanı. Durdum kaç adamı sevdiğimi saydım. 10 ADAMI SEVMİŞİM. Hepsine de kalbimi verdim onlarda kaldı, BIRAK KALSIN! ( oooooo )... Benim gibi kızı buldular da bunadı amınasoktuklarım.. Çünkü ben gibi bi  tane bile türk kızına rastlamadım. Hepsi kendisini bi üstte görmeler böyle sanki ayağındaki gerçek adidasmış gibi. DÖRT ÇİZGİLİ ADİDAS MI OLUR LAN. Yarraaak.. Hepsi beni kaybetti. Tanısanız beni sizde öyle dersiniz.

Sonra ben hepsini unuttum bi kaçı geri döndüydü de, o sıralarda da başkalarına gönül kaptırdığımdan ilgilenmedim.
Bi ara bi çocukla çıktım ben.
İşte bayağı iyiydi falan fistan ama sakalları batıyodu amk, dedim kes şunları .. kesmedi. 692768 kere söyledim kesmedi yarrak. Ben de ayrıldım.
Sakallarını kesmedi diye ayrıldım tabi, niye olcak.

Şimdi başımı duvarlara vurmuyom mu? Vuruyom tabi lan. Sevmişti lan o beni.. Kesin o lanet şe etti üstüme. Vay amk.

***

Şimdi de, dedim.. 3 günde unuturum yaa diye birilerini. Yok abi unutamıyorum. Böyle saçmalıyorum accaayyiippp. O karından başlayıpta göğüs kafesine kadar olan o sancıı kadar felaketi yok. Nasıl nefesim darlanıyor onu her düşündüğümde. Aramızda geçenleri düşündüğümde de. Tanıdığım en büyük dolandırıcıydı. Yani birisi bana açılsa alnından öper, diz çöker, ruhum tövbe.. adklfj .. İyi davranırım yani. Angut gibi durup, sen bana hakaret ettin, bana aşağılık muamelesi yaptın demem. Sonra bi de dediklerimi onaylıyo gibi yapıp aslında ' keşke tanışmasaydık diyorum bazen ' lafımı onayladığını göstermesi ayrı bi düzenbazlık..

Yaa işte düşünün, öyle bi içime oturdu ki... Böyle salak salak buralardan falan yazıyorum. Şimdi 'nesi var bunun' dersiniz.. ya da demezsiniz neyse de işte içimden geçen ' ulan belki de görür pişman olur hedehödösü ' ya da aslında pişman da olmasına gerek yok. Dikkafalı bi sikko olduğu için kendileri, sadece ' thahah bu kız harbi salakmış yaa ' der. Ama okumuş olcak. Ben onla da yetinebiliyorum.

Ama gerçekten seviyorum herhalde bilmiyorum , çelişkili bi cümle oldu ama. Her düşündüğümde, pişman oluyorum o götoğlanını düşündüğüm için, hem de canım yanıyo böyle garip.
Bi de o başka bir şehirde yaşayan bireydi. Bu tarafı daha garip ve can sıkıcı ama ben böyleyim. İsterse anasınınamında olsun, seviyorum dedim mi, yollar kaybolur gözümde. ÖYLE İŞTE ULAN.

Şimdi bi de regl oldum ya, nasıl pis bi şekilde moralim bozuk amk anlatamam he.
Onu boğazlayasım da var ama böyle kafasını göğüs aramda sıkıştırasımda var. Böyle sıkıştırcan.. sıkıştırcan.. sıkıştırcan.. nefessiz kalıp gebercek.
Siktirsin gitsin amk kim koynunda sever öyle pezevengi.
ben.


***

Bi kere de anneme kızmıştım, dışarı çıkmıştı o işte. Ben de içerden kitledim kapıyı açmadım.
Açınca neler olduğunu anlatmam.
Çünkü sadece dövdü .

19 Nisan 2011

Aslında Durum Bu...




Din, en kolay sömürge aracıdır. Din ile insanların duygularını, evlerini, arabalarını, bankadaki paralarını, kişiliklerini, hatta tüm hayatını ele geçirip hükmedebilir ve kendi kararlarınızı, düşüncelerinizi onlara uygulatabilirsinizi. Din ile, korku filmlerinden daha çok korku yayabilirsiniz.
Din ile oluşturduğunuz korku dolu toplum, koyun sürüsünden farksız olur. Sizin gittiğiniz yerlere gelirler. Sizin arkanızı kollarlar. Yaratılan korku ile toplu katliam yapabilir ve böylece, karşı görüşlüleri eliniz kana bulanmadan öldürebilirsiniz.

Siyaset adamlarının en vazgeçilmez aracı, dindir.
Siyaset ile harmanlaşmış bu inanış birlikleri sayesinde insanlar çok kolay kandırılıp, koyun haline getirilebiliyor. En çok okunan kitaplardandır ve en çok saygı gösterilen. İçerisinde ise pek bir şey anlatmamakla beraber, saçma sapan korku unsurları ve düşünme sistemini gerileten bir takım olaylar bulunmaktadır. Bu bir aşağılama değildir.

Şöyle bir durum vardır ki, yüzyıllar boyunca insanlar hep gerçeği istemişlerdir. Fakat hayal gücü mekanizmasında kurguladıkları öyle baskın çıkar ki beyninin içinde... Önlerine konulan gerçeklik, eğer ona yakın değilse, kesinlikle reddederler ve hayallerindeki ya da nasıl öğretildiyse durum, ona göre davranmayı tercih ederler.
Sürekli olarak daha fazlasını istiyorsak eğer, niçin yenilikleri de kabul edemiyoruz?
Din, yüce bir şey olabilir. Fakat içerisindeki çelişkileri sorgulamaya her inananın hakkı vardır.
Öyle bir şekilde öğretiliyor ki, bunlara hakkımız yokmuş gibi ve eğer sorgularsak allahın evinde yerimizin olmayacağını, cehenneminde bizi cayır cayır yakacağını söylüyorlar.

Dinin gücünü kimse yadırgayamaz.
Yokluğunu savunmak ayrı bir suçtur fakat kesinlikle bu durum değiştirilemez.
Hoşgörü dini diye önümüze konulan dinin mensupları tarafından 'hayvan' muamelesi görmemiz son gelen bu müslümanlık dinininde aslında tam olarak oturmadığını görebiliriz.
Arap ülkeleri konu olduğunda, bir takım kişiler ' onlar bu dini yanlış yorumluyor ' derken, diğer bir çok kişi de oralarda yaşamak istediğini dile getiriyor. Din denilen olay çelişkiler ve ikilemlere ayrılmış bir toplum yaratmamalı, aynı düşünce ve duygulara sahip toplum yaratmalıdır değil mi?
Fakat görüyoruz ki, ülkemizde olan müslümanlık bir başka iken, Suriye de olan müslümanlık tamamiyle bambaşka.. Diğer arap ülkelerini ise hiç konu etmiyorum.

Zaten, inanan bir kişinin de bunlara bakarak dini sorgulamalıdır. Çünkü görüyoruz ki din denilen şey, ülkelerin yönetiliş şekline göre değişiyor.
Ülkemizde olan cumhuriyet ve laiklik kavramından dolayı tesettürlü veya değil, her iki inanan tarafta dinin kendi içinde olduğunu söyler... Fakat diğer ülkelerde kadınlar böyle bir şey diyemezler. Çünkü onların konuşma hakkı değil itaat hakkı vardır.
Ve ellerindeki tek hak budur..

Bu bir adaletsizliktir ve bariz bir şekilde dinin politik bir araç olduğunu gösterir. Eğer ki, ülkelerin yönetiminden sorumlu kişiler bu durumu gelip kamuoyuna açıklarsa, oluşabilecek arbedeyi düşünmek istemiyorum.
Din, politikacıların elindeki en büyük kozdur, onların çıkarlarına denk gelen en büyük düşüncedir. İnsanları uyutmak için kullanılabilecek en güzel hikayedir...

İnsanlar toprağa yerleştiğinden beri süregelen bu durum içerisinde, her karşı gelen kişilerin öldürümesi de mi bir şeyin kanıt değildir anlam veremiyorum.
İnanan kişilere hiçbir şekilde inanmayın demiyorum, içimden geçen şey bu olsa bile, asıl demek istediğim şey, beyinlerini düşünmeye itmeleri ve sorgulamaları. Çünkü ancak o zaman onların ve bizlerin istediği güzel dünyayı elde edebiliriz.

8 Nisan 2011

Brain Washer

 


Selam.
Ben yine çok sinirlendim.

Sürekli olarak beyninizin yıkanmasına, nereye kadar izin vereceksiniz acaba? Çocukluğumuzdan beri bize gösterilen değerleri hiçbir şekilde sorgulamadan kabul ettik ve sorgulayanları sürekli dışladık. İnsanlık olarak dışlanmaya programlıyız.

' Oooo bu ibneymiş! ',  ' Abi şu kız orospu, veriyor', ' Lütfen bu profili şikayet edin dinimiz, rabbimize küfrediyooo :((( ' ....

Bunları yapmanızdaki nedenlerden en ağır basanı 'korku'dur.
Korkuyorsunuz, çünkü körü körüne inandırıldınız. Bir dinin olduğuna, sizi yöneten bir kitabın olduğuna. Hayatınızın bir yere yazıldığına ve onun dışına çıkamayacağınıza, küçüklüğünüzden beri inandırıldınız.
Onlar ki, biliyorlardı zaten bunun yalan olduğunu ve bundan dolayı size hiçbir şekilde sorgulama duygusunu aşılamak istemediler.
Soru sorduğunuz zaman başlarından kovdular.

Çünkü, gerçeği görmenizi istemediler.

Gördüğünüz gerçeği de 'sen allah yolundan çıkmışsın, kafir' diye, yine aşağıladır.
Sorgulamak, günah değildir, suç değildir. Sizlerinde bir şeyleri bilmeniz gerekli.

***

Demokrasi adını sizlerin inancınızla harmanlayıp, beyinlerinizi yıkamaya çalışan insanlara sesinizi yükseltmelisiniz. Hiçbir şey değişmeyecek diye düşünmemek gerekli. Bir şeylere sinirli bir grup insanın varlığını bilmeleri lazım. Bunun büyüyebilceğini ve onları düşürebilceğimizi göstermemiz lazım.
Hayatınız, Facebook profillerinizden tespitler yaparak, çok harika aşk cümleleri söyleyip, sevgiliniz olmayan platonik aşklarınıza ağıtlar yakarak geçiyor. Gözünüzü dışarıya yöneltmeden, bir şeylerin farkına varamazsınız.

Bir haberi, internet okumak yetmez. Eğer ilginizi çekiyorsa derinlere inip çevrenizle tartışmalısınız gibi .

Bu durum benim canımı sıkıyor. Çünkü artık 'eyy sevgili..' gibi cümleler ya da yazılar okumak yerine, o kadar kişinin tepkili cümleler ve yazılar yazmalarını beklerim. Ya da bu tarz eylemlerin reklamlarını yapmalarını ve insanları katılmaları için teşfik etmelerini...

***

Gözlüklerinizi çıkarmanızın zamanı gelip geçiyor. Artık karşı bir görüşe ' höyt ' demek yerine, onun dediklerini araştırıp ' gerçekten doğru mu ' demeniz lazım.
Aç insanları düşünüp kendinizi aç bırakacağınız yerde en basitinden onlara nasıl yardımcı olabilceğinizi araştırmanız daha mantıklı değil midir?
1 ay boyunca tuttuğunuz oruç denen o olay ile nasıl vicdanınız rahat olabilir?
Hem bu nasıl bir mantıkdır ki... 12 ay içerisinde sadece 1ay içinde aç insanları düşünmek? Bu bana insanlık ayıbı olarak geliyor.
Ya da yine bir yıl içerisinde sadece 4 gün içerisinde çevremizdeki aç insanları düşünmek  ve onlara etimizden vermek ?
Bu kadar aşağılık olamayız. Bunu göremeyecek kadar kör de olamayız.

***

İnandığınız dinler, sizleri insanlığınızdan çıkarıyor. Kimbilir ülkemizde kaç tane tacize uğrayıp, hala söylemeyen kız çocuklarımız var!
Dininiz sübyancılığa teşebbüste bulunduruyor! Bunu inkar edip, size bunu söyleyen insanı dövmeniz de sizin bu din yüzünden düştüğünüz aşağılık pozisyonunun göstergesidir!

İnanıcak bir tek kendiniz olmalısınız dünya üzerinde. Sizin bir beyniniz ve düşünme sisteminiz var. İnancınız, düşünceleriniz olmalı. Çünkü bizler insanız!
Herhangi bir hayvandan daha iyi şeyler yapabiliriz.
Yardımlaşma olanağımız diğer canlılardan daha büyük! Bunu değerlendirmeliyiz.

***

Oysa ki, bizler.. Bize verilen beyin ile, nükleer santraller ürettik, silahlar ürettik.. Savaş kelimesini türettik ve uyguladık!
Bize verilen düşünce sistemine büyük bir çoğunluk insan bu şekilde hakaret etti.

O halde, inandığınız tanrının hala sizlerin arkasında olduğunu mu düşünüyorsunuz? Verdiği beyini yanlış kullanan bu insanlığı hala sevdiğini mi düşünüyorsunuz?
Ben ateist değilim ama yine de Nietzsche'nin zamanında söylediği ' tanrı öldü, onu öldüren biziz ' lafını geçirmeden edemem.
Aslında bunu da yorumlayacak olursam; inandığınız, hatta ortaya çıkardığınız tanrıyı kendiniz öldürdünüz. Hala var diyorsanız bile, o artık size yardım etmek istemez. Çünkü onu dünyadan soğuttunuz, kendinizden soğuttunuz.

 Oha ne kadar sinirlenmişim.

4 Nisan 2011

Şimdi Böyle Ama.



Şimdi herşey çok eski, çok türk sineması tadında. Hepimiz süreriz gözlerimizin üstüne siyah kalemlerimizi. Hepimizin saçları bukle bukle ve rengi bildiğin bokrengi.

Sevgi arayan biriysem ki öyleyim, delirmek cabasıdır bu iş cilvenin. İnsanlar bekler sevdiği kişinin yanında oluvermesini, ben beklerim sevginin benim yanıma gelmesini.

O ki, gökyüzünden daha mavi bir bedene sahip. Benim ruhumun en derinlerinde, anlamlı cümlelerin bile anlatamadığı bir karakter. Beynim amcıklaşıp, arabesk cümlelerle kalbimi ağlatmasına sebebiyet veren kişi olmalı. Öyle büyük bir sevdaya tutulmalıyım.

Aslında başarabilir, fakat kalbi bir ölününkinden daha kötü. Yürüyemeyen bir kalbe sahip olmak nasıl bir duygudur, bilemem evet ama, o kalp için kalbimi söktüm ben.
Ben hep, güneşe bakmaya çabaladım. Ondan sanırım bu gözlerimin bozukluğu. Güneş, benim gözümü bozdu... Hep güneşleri sevdim ben.

İki ağlamayla gelmiyor elbet ama, herşey bir bacak arasındaki delik ile gelebiliyor ayağına bu dünyada. Evet öyle, seks üstüne kurulu yaşamlarmız var ve farketmek istemiyoruz aslında.
Dünyanın deliği fosilleşmiş bir dinozor misali, yutuveriyor bizi.

Sondan yaşamaya başladım hayata denmemeli, nereden başlarsan başla sonunda ağlayarak bitecek varlığın bu dünyada.

Only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only, only...... YOU!

Onun ki, koskocaman bir kalbi var. İçinde bütün herşeyini saklayabildiği... Ama gel gör ki, bir ben sığamıyorum, bir ben giremiyorum o kalbe.

Zamanında bizim de dilimiz yandı, aşk niyetine içtiğimizi sandığımız sütlerden. Şimdi üfleyemem yoğurdu falan, direkt kaşıklarım ben.

Sanarsınız ki, karanlığın içerisinde yaşadığınızı büyük dünyada. Gözlerinizi bilerek boyamışsınız aslında tamamiyle siyaha ve görmezsiniz hiçbir güzelliği.. Asıl hayat, karanlığın arasına atılan balyajlarda.

Çünkü hala bir şeyler yaşama isteği var içimde. Öyle terkedildim ben. Tad alamadan hayattan, öldüm. Öldürüldüm. Bedenimi gömdüler, ruhumu unuttular.

Her duygusallık bir cümlemi götürdü benim, onun için şimdi dilsizim.

Şimdilik böyle oldu bunlar. Biraz buruktu beynim. Öyle saçma.

17 Mart 2011

Kurşun Kalem İşe Yarar.

 

Birden fazla sevgi ektim, büyümesini seyrettim. Her meyve verdiğinde kopardılar, soldum... Her sulamaya çalıştığımda, su testileri kırıldı kollarımda. Amacım sevgi büyütmekti, bir saksıda bu dünyaya.

Uygarlıkların sonunu yazdım. Her sonda biraz daha uygardım.

İçimdeki çocuğa hüzünlerimi yamadım. Her çığlığında kendime biraz daha yaklaştım.  3. Dünya Savaşını iç hesaplaşmalarımla başlattım.

Kapitalizme karşı gelirim. Tüketim çılgınlığını eleştiririm. Ama bir arkadaşım kolpa bir şey aldığında hemen dalga geçerim. Ben böyle eğitildim.

Elime bir silah aldım, açtım pencereyi, bastım tetiğe defalarca. Kendimi bir an Mathilda sandım. Sanırım çok uykusuz kaldım.

 

Kasıklarıma kadar işleyen soğuğu elimin tersiyle ittim, bir sigara yaktım. Hayatımdan böyle zevk aldım.
Ruhumu acılarla doldurdum, yere çöktüm ve bileklerimi keserek ağladım. Küfrettim, herşeyden nefret ettim. Sonra geçti herşey, hepsi ergenlikti işte.

Sıkılınca ne yaparım diye düşünmekten beynimi yedim, bütün forum sitelerinden üyeliğimi sildirdim. 

Hayatımı taksitle aldım, ödemelerimi geciktirdim. Hep 'sonra öderim yiaa' diye kişneyerek elimdeki değerlerimi eğlencelerle çarçur(?) ettim. Faizleri ödemeye giderken haciz geldi, öldüm.

Uçsuz bucaksız bir denize bedenimi attım. Yüzüstü yüzmeye başladım. Aldılar beni denizden, saldılar bi havluya. Koydular 'cornette' li bi şemsiyenin altına. Dondurmacı geçti ama almadım.

En büyük heyecanımdır komşuların faturalarına bakıp kendi faturamla karşılaştırmak

Erkekleri iyi tanır iyi bilirim. Eski sevgililerimi ararım arada bir, heyecanlandırırım onları. Yarım bırakırım onları sonra, tıpkı bana yaptıkları gibi.

Kıçımın kenarıyla güler, yüzümün eğrisiyle konuşurum. Böyle de yamuk bir insanım.

Yüzümü, gerdirme ameliyatında kaybettim, hükümsüzdür.

En büyük hobimdir benim, soba üstü kestane haşlamak. O devirde geçti, bunalıma girdim. Bari eskilerden birisini ariyim.



En büyük fantezilerimi, annemin terlikleriyle yaşadım. Başka da kimse bu kadar cezbedemedi beni, annemin terlikleri kadar.

Uçurumlardan evler yarattım benliğimin içerisinde, böyle bi cümleyi kurup anlayamayacak kadar içtim dün akşam, çakır keyif rulz.

Her sevdiğim erkekte biraz daha kadınsı oldum, sonumu düşünmek istemiyorum.

Kurşun kalemlerimin götlerini ısırarak hayata tutunmaya çalıştım. Her seferinde düştüm, parçalandım. Arabesk hayatlarda rakı balık keyfi yapıp sarhoşluğumun içerisine insanlık kattım. Ruhumu temizleyen aslan sütünden asla cayamadım.

Hürrem dedim kendime, aynanın karşısına geçip. En sonunda bir lakap buldum derken dizisini yaptılar. Sinir oldum, kırdım televizyonu o karı 'sülüman' dediğinde. Hürrem öyle mi olur laaan! diye cinnet geçirdim, 5 televizyon leşim var ayık olun.

Hiç aşık olmadım, tadına doymadım gülüm.